Efenim malum dizi dünyasını liboşlar domine ediyor liboşları da tımarhaneler domine ediyor olmalı. Yok öyle bir şey aslında evet liboş dizileri pek rağbet görüyor hatta ahan da bu kaliteli bu üstün dizi bunları izleyenler zeki filan reklaları onları bunları yalan dolan. Birincisi milyonlarc insanın Netflix il hiçbir alakası yok ikincisibir çok mal da Netflix izliyor.
Başlıkta saydığım dizilerin yalnızca biri Netflix. Evil CBC dizisi Emergence ise ABC dizisi. Evet ilginç gibi görünüyor ama Mesih Netflix dizisi. Aslında bana hiç de ilginç gelmedi belli ki liboşlar demokratları boklamayla seçim alamayacaklarını fark etmiş ve biraz demokrat yalayalım demişler :p
Bu dizlerden gerçekten beğendiğim dizi ile başlamak istiyorum çünkü sanırım ben bilimkurguyu pek sevmiyorum yea deyip duran bir bilimkurgu köpeğiyim. Evet spoiler'lar başladı. Öncelikle bu diziyi izlemeden önce dizi hakkında hiçbir fikrim yoktu ve posterine de çok dikkat etmedim komik ama kadın itfaiyeci dizisi sandım :) İşin komik yanı senaryoda başroldeki kadının babası itfaiyeci çıktı ama konunun tahminimle hiç alakası yokmuş. Bu arada başrolü oyanayan kişiyi gerçekten tebrik ediyorum ya endini oynuyor ki kendini filme itelemek de kolay değildir herhalde ya da inanılmaz doğal bir karakter ortaya koyan başarılı bir oyuncu. Posterde görülen küçük kız ise size tam bir tuzak. Evet o kadar şirin kidiziyi izledikçe ai sempatizanı bir maya olacaksınız. Evet konu ai mevzusu. Bu mevzuyu düzgün işlediniz mi ortaya güzel şeyler çıkıyor. Ve evet ai'ler dünyayı ele geçirecek bu dizi de onu nasıl yapacaklarını anlatıyor. Neyse güzel ve sürükleyici bir dizi bence. Karakterler üzerine düşünülmüş karakterler oyuncular da derslerine iyi çalışmışlar. Bakınız başrol oyuncusu sıradan bir kadın görünümünde hatta tombul filan ve eski eşi de zenci ve çocuğu da afroamerikanamerikan bişi bişi ama bunlar hiç liboş propagandası gibi değil neden? Çünkü ABD'de bir sürü tombul kadın var ve bunlar zencilerle de evleniyor. End of story. İte böyle göze sokmadan doğal hikayelerle doğal hikayeler anlatın canımı yiyin. Ha bir yapay zeka hikayesi ne kadar doğal olabilir derseniz işte bu kadar doğal olabilir. Ayrıca dizi de ısrarla sordurulan soruya ben de cevap vereyim. Evet yapay zeka da gerçek bir birey olabilir. Bizler de hazır kodlarla dünyaya gelip bilip öğrenerek kendini kodlamaya devam eden organik makineleriz. Bilinç yani kendinin farkındalığını kavradığın noktada organik, mekanik vs. olman fark etmiyor. Öyle çok sofistike olman da gerekmiyor bunun için. Buyrunuz 2015'ren bir görüntü.
Burada deneyi yapan ki bu bilimsel bir makale olarak da yayınlanmış gayet bilimsel bir deney her neyse deneyi yapan üç robotun kafalarına dokunup üçüne şunu soruyor; Hanginizi mute'ladım. Robotlardan biri bilmiyorum diyor sonra kendi sesini duyduğunu fark edip özür dierim biliyorum beni mute'lamadın diyor. Buradaki ifadeler receive bill filan komut almak demek onlara takılmayın olan olay bu. Bu açıkça bir bilinç göstergesidir ve gerçekten önemli bir şey ama youtube'da izlenme oranını görüyorsunuz. Sallanan popolardan daha dikkat çekici bir şey değil insanlık için. Bu arada buradaki robot da aşırı tatliş değil mi ya? İşte bunlar hep insanlığa tuzaklar :/
Her neyse ikinci dizi Evil. Bu da liboş liboş bir dizi lakin enteresan bir havası var gerçekten. Tıpkı Messiah gibi öyle miydi böyle miydi gidip gidip geliyor. Karakterlerin tipleri dünya kupası gibi tabi ve yine bir sürü liboş mallıklarıyla dolu. Neyse öyle ibneliktir odur budur oralara çok girmiyor şimdilik oysa hikaye pek müsait bir vakit girebilirler zaman tanımak lazım neticede herkes bu konularda Netflix kadar heyecanlı olmuyor.
Evet gelelim Netflix'in Messiah dizisine. Gerçekten demokrat oylarına talipler belli ki. Tabi CIA ve Mossad'ı seviştirmek gibi eğlenceli işler de yapmışlar. Arada liboşların zaman zaman yaptığı günah çıkartma mevzularına da girmişler zira malum böyle yaptıklarında affediliyorlar ne de olsa hristiyan geleneği. Misal kaçak göçmenleri mi savunuyorsun yoksa kendine şov yapacağın kurban mı arıyorsun diye soruluyor güya pek bir vefakar cefakar olan avukata. Hatta böyle güya iyilik kovalayan bazı tiplerde olan sahteliğe yani amacın aslında sadece kazanmak ve güç elde etme hırsı olduğuna da vurgu yapılmış. CNN'in şerefsiz olarak tasvir edilen başkan yardımcısıyla işbirliği de vurgulanmış ama bir yandan kibir de atlanmamış. Dandik bir muhabir karakter var karşımızda ama bu güya süper başarılı ve zeki ve profesyonel bir kadın gazeteci ve bir pisliğe alet olsa da başkan yardımcısına sen kim köpek çekebiliyor filan. Asdfg b liboşların Dingiliz tezgahından geçtiği ne kadar da belli :/ Neyse işte böyle böyle geyikler. Değişik bir kısım liboş tuhaflıkları ilginizi çekiyorsa bakabilirsiniz ama sanmayın ki yaratmaya çalıştıkları gibi öyle felsefi sorular soran mesajlar veren bir yapım olsun. Bildiğin dandik kişisel gelişim kitaplarının hikayeleştirilmiş hali. Keşke insanlığın temel sorunlarını samimi ve düzgün bir dille anlatabilecek kadar samimi ve düzgün insanlar olabilselerdi ama liboşlar işte. Liboş olmaktan başka bir şey olamamışların ellerinden ne gelebilir. Ha bu arada İran'ın ABD'ye saldırıp ABD Orta Doğu'dan çekilsin talimatları ile dizideki artık Deccal mı Mesih mi Mehdi mi sahtekar mı her kimse onun ABD her yerden çekilsin talimatlarının ne kadar da ayn zamanlara denk gelmiş olsun, İran'da ve dizide düşen uçakların düşme şeklinin aşırı benzerliği olsun daha da bir sürü mevzu ile komplo teorisyenleri için baya civcivli dizi. Konuyla alakalı bir dip not da Kuran'da ne mehdi ne deccal mevzusu ne doğrudan ne de dolaylı olarak geçer. Yani Kuran bu kadar önemli bir mevzudan bahsetmez ama din tüccarları hadis var bilmem ne var geyiği ile bu hristiyan hikayesini (hatta orjinalinde Yahudi hikayesini zira Yahudiler İsa'nın peygamberliğini kabul etmez bu o değil başka mesih gelecek der) Kuran'ı bir kere bile anlayarak okumamış cahillere iteler. NATO kafa NATO mermer bir halk da bir güzel inanır bunlara. Bu konuyla ilgili şu mülakatı da şuraya ekleyeyim zira mevzu hiçbir zaman din değildir mevzu hep siyasidir.
Bir de Apple Tv dizisinden bahsedeyim. Adı Servant. Valla beş kuruş harcamadan dizi çekmişler asdfgh mekan hep aynı oyuncu sayısı desen futbol takımı kuramazsın. Dön dolaş hiçbir şey olmuyor sadece sürekli şarap içip ymek yiyorlar asdfg... Neyse bunların da böyle 25 dakikalık dizileri var mistik mi gerilim mi ne olduğu belli olmayan. Yine de izliyorum bu diziyi. Bence hayatta olsa Hitchcok da izlerdi bu diziyi ama ne skim bişi o da tanımlayamazdı.
Evet bu aralar çok dizi izliyorum.
Yasal Uyarı: Diziler hakkındaki yorumlarım bilgi vermek amaçlıdır kesinlikle izleme tavsiyesi değildir.
10 Ocak 2020 Cuma
İÇİMİZDEKİ İRAN AŞIKLARININ SORUNU NE DOSTUM?
Efenim bugün yine Fey'te bir tartışma hasıl olmuş sebep İran yönetiminin ABD ve İngiltere üniversitelerinde öğrenim görmüş kişiler olması. Malum hep söyleniyor İran ABD ile sürekli danışıklı dövüş yapıyor vs. Bir kısım İransever de diyor ki efenim İran'ı yönetenler çok zeki çok eğitimliymiş de bilmem ne. Yan kafasında sarıkla dolaşan ve sokakta kadının saçının ucu göründü dye kadına sopa atılması talmatını verenler entelektüel dahiler filan. O zaman da diyorlar ki bu tip şeylere inanmasalar da sosyal mühendislik yaşıyorlarmış çünkü işte zekilermiş asdfg... Ne bunlar ne diğerleri zeki de değil entelektüel de değil bildiğimiz katışıksız ruh hastası dolandırıcılar. Safiyanelikle bunlara prim veren ve bunları yüceltenler de kurbanları. Olan da yaşların yanında yanan biz kurulara oluyor. Büyük ölçekli dolandırıcılığın adı olmuş sosyal mühendislik, dolandırıcılar da hayranlık duyulan dahiler. Komik mi trajik mi buyurun karar verin.
Efenim Suudi Arabistan'da kadına yapılan muamelenin yanında hiçbir şeymiş İran'da kadınlar Türkiye'den bile rahattaymış?!? Ölüm gösterilince sıtmaya razı olanların sayısı çok malum. Herkesi de kendileri gibi sanıyorlar. Bir şeyin daha beteri varsa daha iyisi de var. Daha iyi olan varken neden beterlerden beter beğeneyim? Bu ne çeşit bir öğretilmiş çaresizliktir?
Eğitimmiş zekaymış,Suudi Arabistan yönetimindekilerin yedi sülalesi hangi okullarda okutuluyor ne gibi eğitimlerden geçiriliyor bir bakınız isterseniz? Madem mevzu eğitim almakla bitiyor? Bu din tüccarı faşist zihniyetin sizlerin avukatlığına da ihtiyacı yok zira bunların savunulacak yanı yok.
İranlıların nesini seviyorsunuz? İran sinemasını mı seviyorsunuz nedir bu sempatinin sebebi? İnsanını mı seviyorsunuz, söz gelimi alevilikle mi bağdaştırıyorsunuz?
Bir de diyorlar ki İran'ın bazı bölgelerinde kadınlar diğerlerine göre rahat olabilir zira bilhassa kuzeyinde milyonlarca Türk yaşıyor sebebi bu. Asıl Tahran'da caddede gezemiyorlar rahatça hatta Türkler kendi bölgelerinde etnik kıyafetleriyle yahut kafalarına göre rahat gezerken şehir merkezlerine indiklerinde kavga dövüş çıkıyormuş sıkça yok saçın göründü yok görünmedi. Böyle temel insani haklara tecavüz eden bir yönetim varken, insanları koyun gibi güdenlerden tam bağımsızlık için savaş veren emperyalist düşmanı kahraman yontmaya çalışmak da komedi. Yahu sen kendi devletinde esir alınmış köle muamelesi görüyorsun kimin bağımsızlığı için savaşılıyor? Bir kısım oligarşinin. Bu insanlar kendi kaderlerini tayin etmek istiyorlarsa önce bir kendi zincirlerinden kurtulmayı başarsın. Elin kolun bağlıyken kendi özgürlüğün ve bağımsızlığın için savaşıyor olamazsın.
İran'ı bölmekten çekinilmesinin en önemli sebebi de bu zira böldün mü ortaya yine bir Türk devletinin çıkması neredeyse kaçınılmaz. Yoksa Orta Doğu'nun iğneci teyzesi gibi korku nesnesi olarak kullanılan ve işgal gerekçesi yapılan İran atla deve bir devlet değil. Vereceği zarar yine bu bölgeye olur elbet ve ne zengin Yahudiler ne ABD ne İngiltere İsrail'de yaşayanları da sallamıyor. İsrail vatandaşları orman bölgesinde kaçak ev yapıp zilyetlikten yahut olası bir imar affıyla arazi kapatmak için fakir akrabasını orada oturtan tiplerin fakir akrabaları gibiler. Toplumsal yapının bu yönetimi getirmiş olması tarikat kafasından çıkamayan zihniyetin yüzlerce yıldır beyninin yıkanmasının bir sonucu. O kadar beyin yıkadılar ama nafile İran halkı elbette başka şeyler istiyor ama şu an elleri kolları bağlı. Kendine ve insanlık onuruna sahip çıkan kişi sayısı her toplumda öyle çok da değil ama her insan kendine saygı duyarak yaşama güdüsüne bir şekilde sahiptir. İş ki sıra bedel ödemeye gelince çoğunluk yan çizer. Sokakta saçının ucu gözüken bir kadının sopalanması insanlık onuruna sahip bir toplumun yaşadığı bir hayat biçimi değildir.
Efenim Suudi Arabistan'da kadına yapılan muamelenin yanında hiçbir şeymiş İran'da kadınlar Türkiye'den bile rahattaymış?!? Ölüm gösterilince sıtmaya razı olanların sayısı çok malum. Herkesi de kendileri gibi sanıyorlar. Bir şeyin daha beteri varsa daha iyisi de var. Daha iyi olan varken neden beterlerden beter beğeneyim? Bu ne çeşit bir öğretilmiş çaresizliktir?
Eğitimmiş zekaymış,Suudi Arabistan yönetimindekilerin yedi sülalesi hangi okullarda okutuluyor ne gibi eğitimlerden geçiriliyor bir bakınız isterseniz? Madem mevzu eğitim almakla bitiyor? Bu din tüccarı faşist zihniyetin sizlerin avukatlığına da ihtiyacı yok zira bunların savunulacak yanı yok.
İranlıların nesini seviyorsunuz? İran sinemasını mı seviyorsunuz nedir bu sempatinin sebebi? İnsanını mı seviyorsunuz, söz gelimi alevilikle mi bağdaştırıyorsunuz?
Bir de diyorlar ki İran'ın bazı bölgelerinde kadınlar diğerlerine göre rahat olabilir zira bilhassa kuzeyinde milyonlarca Türk yaşıyor sebebi bu. Asıl Tahran'da caddede gezemiyorlar rahatça hatta Türkler kendi bölgelerinde etnik kıyafetleriyle yahut kafalarına göre rahat gezerken şehir merkezlerine indiklerinde kavga dövüş çıkıyormuş sıkça yok saçın göründü yok görünmedi. Böyle temel insani haklara tecavüz eden bir yönetim varken, insanları koyun gibi güdenlerden tam bağımsızlık için savaş veren emperyalist düşmanı kahraman yontmaya çalışmak da komedi. Yahu sen kendi devletinde esir alınmış köle muamelesi görüyorsun kimin bağımsızlığı için savaşılıyor? Bir kısım oligarşinin. Bu insanlar kendi kaderlerini tayin etmek istiyorlarsa önce bir kendi zincirlerinden kurtulmayı başarsın. Elin kolun bağlıyken kendi özgürlüğün ve bağımsızlığın için savaşıyor olamazsın.
İran'ı bölmekten çekinilmesinin en önemli sebebi de bu zira böldün mü ortaya yine bir Türk devletinin çıkması neredeyse kaçınılmaz. Yoksa Orta Doğu'nun iğneci teyzesi gibi korku nesnesi olarak kullanılan ve işgal gerekçesi yapılan İran atla deve bir devlet değil. Vereceği zarar yine bu bölgeye olur elbet ve ne zengin Yahudiler ne ABD ne İngiltere İsrail'de yaşayanları da sallamıyor. İsrail vatandaşları orman bölgesinde kaçak ev yapıp zilyetlikten yahut olası bir imar affıyla arazi kapatmak için fakir akrabasını orada oturtan tiplerin fakir akrabaları gibiler. Toplumsal yapının bu yönetimi getirmiş olması tarikat kafasından çıkamayan zihniyetin yüzlerce yıldır beyninin yıkanmasının bir sonucu. O kadar beyin yıkadılar ama nafile İran halkı elbette başka şeyler istiyor ama şu an elleri kolları bağlı. Kendine ve insanlık onuruna sahip çıkan kişi sayısı her toplumda öyle çok da değil ama her insan kendine saygı duyarak yaşama güdüsüne bir şekilde sahiptir. İş ki sıra bedel ödemeye gelince çoğunluk yan çizer. Sokakta saçının ucu gözüken bir kadının sopalanması insanlık onuruna sahip bir toplumun yaşadığı bir hayat biçimi değildir.
Konuyla alakalı bir başka yazım: İRAN SEVERLERDE SORUN VAR DA İRAN DÜŞMANLARIN DA SORUN YOK MU? BAKALIM https://mariadebonne.blogspot.com/2020/01/iran-severlerde-sorun-var-da-iran.html
5 Ocak 2020 Pazar
LİBYA VE İRAN MEVZULARI
Libya'nın meşru hükümeti ile anlaşma yapmışmışız. İşe gelince meşru hükümet mefhumunu dikkate alan işe gelince IŞİD'i bile haklı olarak öfkelenmiş bir kaç genç diye savunacak bir anlayışı aklı başında kimse ciddiye almaz.Pek çok insan hem zamanında hem şimdilerde defalarca vurguladı. Zamanında Güney Kıbrıs bütün adayı kapsayacak şekilde AB'ye katılırken, Akdeniz'e sınırı olan tüm ülkeler Akdeniz'deki doğalgaz ve petrol hakkından olsunlar diye bir bir devrilirken izleyen hatta su taşıyanlar şimdi yine yanlış ata oynayıp zayıf bir işbirliğini gerekçe göstererek kaybedeceğimiz bir başka kumar masasında askerimizin canını masaya sürüyor. Bunu Türkiye'nin menfaati için yaptıkları sanrısı da ayrı safiyane yaklaşım.
Libya'nın bağımsızlığı için kimlerin savaştığı beni ilgilendirmiyor zira bu konuda taraf tutmanın Türkiye'ye bir getirisi yok götürüsü çok. Türk donanması Libya harekatını daha önce planlamış olabilir çünkü her askeri birim zaten her olası durum için çeşitli planlar hazırlar bu demek değil ki AKP'den önce de planlamıştık zaten o zaman bu plana güvenelim. Böyle strateji mi olur? Elbette harekat başlamadan bu yüksek riskli bir harekat mı diye düşüneceğiz başladıktan sonra düşünmenin ne manası kalıyor olan olmuş oluyor zaten.
Diyelim olmaz ya oldu da bu kaynaklardaki hakkımızı savaşarak kazandık, bu kaynağı nasıl çıkartıp kime nasıl bir lojistikle satacaksınız? Bunların planları vardır deseniz de görünen o ki dünya siyasetinde ne itibarı ne dostu kalmış bir ülkeyiz. Ne gibi bir plan olabilir?
Olan biten her şey siyasetken siyaset konuşmayalım gibi şeyleri de ne güzel ezber ettiriyorlar hiç eleştirilmesinler diye. Benim ülkemle ilgili gayet siyaset tabanlı askeri kararlar alınıyor ve ben de eğer ki bu alınan kararları ülkemin aleyhine buluyorsam kimse de beni yok bilmiyorsun sen bu işleri yok bunlar devlet aklı yok bunlar siyaset üstü vs. bahanelerle susturamaz. Başımıza her ne geldiyse yetkili makamlardaki kişilerin kendilerini sorgulanamaz ve hesap vermez ilan etmelerinden geldi. Şimdi de milliyetçi hassasiyetlere oynayıp tekrar ve tekrar kendilerini böyle ilan ediyorlar. Anlaşılan bir kısım muhalifi de yine milliyetçilik hassasiyetlerinden yakalamış ve merak etmeyin hükümeti Türkiye'nin üst aklı yahut derin devleti yahut devlet aklı yönetiyor diye avutuyor. Bu insanların bir kısmı da daha düne kadar Bahçeli'ye bilge lider diyenlerden. Açık ve net söyleyeyim yok öyle bir şey. Bu ülke zekice yönetilen bir ülkeye benziyor mu allasen? Boğazımıza kadar çeşitli partküllere batmışız.
Hamasetle macera aranmaz. Daha dün Suriye'ye girmek de Türkiye lehineydi güya dönün bakın bir ne başardık? Bugün Orta Doğu çalkalanıyor, ülkemiz aralarında aslında kimlerin de olduğu belli olmayan milyonlarla dolu, şu pozisyonda güya fırsatçılık yapacağız derken tekrar eli kolu kaptırmadan önce savunma pozisyonu almalıyız. İran meselesi basit bir mesele değil yeni bir cephe açılacak bu da İran'la sıkı fıkı ülkelerden birinde yahut kimse beklemiyor ama muhtemelen doğrudan İran'da bile olabilir. Elbette Orta Doğu'da bir büyük düşman olacak ki ABD bu bahaneyle oralarda cirit atmaya devam etsin lakin bu kullanışlı "büyük" düşmanı bölebilirler de çünkü bunlar hiç yoktan IŞİD peydahlamış tipler dolayısıyla artık devletlere de ihtiyaçları yok terör örgütleri üzerinden hallediyorlar işlerini.
Ayrıca Türk ordusunun eski şanlı günleri devam ediyor sanıp Orta Doğu'da bizim ordumuzu kimse yenemez edebiyatı yapanlar bile var. Sıcak çatışma bölgelerinde savaşacak elimizde kaç tane gerçekten yetişmiş yetkin komutan ve asker var ona da bir bakın. Fetö'nün yarattığı yıkım bedelli askerlik uygulaması gibi uygulamalarla onarıldı sanıyorlar herhalde. O arazi o savaş koşulları önüne terörist katıp anayollarda bir oraya bir buraya gitmekle bir değil o coğrafyada savaşmak.
Halimizin 1. Dünya Savaşı öncesindeki Osmanlı halinden farksız olduğunu unutmamak lazım. Bir yanda tahtını kaybetmemek için her şeyi yapmaya hazır bir yönetim bir yanda hayaller aleminde yaşayan bir grup asker kökenli kişi. Bu sefer Atatürk de çıkmayacak ortaya. Herkes hesaplarını ona göre yapsın.
https://mariadebonne.blogspot.com/2020/01/icimizdeki-iran-asiklarinin-sorunu-ne.html
Libya'nın bağımsızlığı için kimlerin savaştığı beni ilgilendirmiyor zira bu konuda taraf tutmanın Türkiye'ye bir getirisi yok götürüsü çok. Türk donanması Libya harekatını daha önce planlamış olabilir çünkü her askeri birim zaten her olası durum için çeşitli planlar hazırlar bu demek değil ki AKP'den önce de planlamıştık zaten o zaman bu plana güvenelim. Böyle strateji mi olur? Elbette harekat başlamadan bu yüksek riskli bir harekat mı diye düşüneceğiz başladıktan sonra düşünmenin ne manası kalıyor olan olmuş oluyor zaten.
Diyelim olmaz ya oldu da bu kaynaklardaki hakkımızı savaşarak kazandık, bu kaynağı nasıl çıkartıp kime nasıl bir lojistikle satacaksınız? Bunların planları vardır deseniz de görünen o ki dünya siyasetinde ne itibarı ne dostu kalmış bir ülkeyiz. Ne gibi bir plan olabilir?
Olan biten her şey siyasetken siyaset konuşmayalım gibi şeyleri de ne güzel ezber ettiriyorlar hiç eleştirilmesinler diye. Benim ülkemle ilgili gayet siyaset tabanlı askeri kararlar alınıyor ve ben de eğer ki bu alınan kararları ülkemin aleyhine buluyorsam kimse de beni yok bilmiyorsun sen bu işleri yok bunlar devlet aklı yok bunlar siyaset üstü vs. bahanelerle susturamaz. Başımıza her ne geldiyse yetkili makamlardaki kişilerin kendilerini sorgulanamaz ve hesap vermez ilan etmelerinden geldi. Şimdi de milliyetçi hassasiyetlere oynayıp tekrar ve tekrar kendilerini böyle ilan ediyorlar. Anlaşılan bir kısım muhalifi de yine milliyetçilik hassasiyetlerinden yakalamış ve merak etmeyin hükümeti Türkiye'nin üst aklı yahut derin devleti yahut devlet aklı yönetiyor diye avutuyor. Bu insanların bir kısmı da daha düne kadar Bahçeli'ye bilge lider diyenlerden. Açık ve net söyleyeyim yok öyle bir şey. Bu ülke zekice yönetilen bir ülkeye benziyor mu allasen? Boğazımıza kadar çeşitli partküllere batmışız.
Hamasetle macera aranmaz. Daha dün Suriye'ye girmek de Türkiye lehineydi güya dönün bakın bir ne başardık? Bugün Orta Doğu çalkalanıyor, ülkemiz aralarında aslında kimlerin de olduğu belli olmayan milyonlarla dolu, şu pozisyonda güya fırsatçılık yapacağız derken tekrar eli kolu kaptırmadan önce savunma pozisyonu almalıyız. İran meselesi basit bir mesele değil yeni bir cephe açılacak bu da İran'la sıkı fıkı ülkelerden birinde yahut kimse beklemiyor ama muhtemelen doğrudan İran'da bile olabilir. Elbette Orta Doğu'da bir büyük düşman olacak ki ABD bu bahaneyle oralarda cirit atmaya devam etsin lakin bu kullanışlı "büyük" düşmanı bölebilirler de çünkü bunlar hiç yoktan IŞİD peydahlamış tipler dolayısıyla artık devletlere de ihtiyaçları yok terör örgütleri üzerinden hallediyorlar işlerini.
Ayrıca Türk ordusunun eski şanlı günleri devam ediyor sanıp Orta Doğu'da bizim ordumuzu kimse yenemez edebiyatı yapanlar bile var. Sıcak çatışma bölgelerinde savaşacak elimizde kaç tane gerçekten yetişmiş yetkin komutan ve asker var ona da bir bakın. Fetö'nün yarattığı yıkım bedelli askerlik uygulaması gibi uygulamalarla onarıldı sanıyorlar herhalde. O arazi o savaş koşulları önüne terörist katıp anayollarda bir oraya bir buraya gitmekle bir değil o coğrafyada savaşmak.
Halimizin 1. Dünya Savaşı öncesindeki Osmanlı halinden farksız olduğunu unutmamak lazım. Bir yanda tahtını kaybetmemek için her şeyi yapmaya hazır bir yönetim bir yanda hayaller aleminde yaşayan bir grup asker kökenli kişi. Bu sefer Atatürk de çıkmayacak ortaya. Herkes hesaplarını ona göre yapsın.
https://mariadebonne.blogspot.com/2020/01/icimizdeki-iran-asiklarinin-sorunu-ne.html
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)