18 Aralık 2019 Çarşamba

DAĞDA KAYBOLAN İNSANLIK

Uludağ'da 16 gündür haber alınamayan dağcıların maalesef naaşlarına ulaşılmış. Elbette ümit vardı olmalıydı da ama sosyal medyada öyle korkunç yorumlar yapıldı ki insan gerçekten inanamıyor. Bu kadar mesnetsiz ve anlamsız kin, nefret, dikkat çekme çabası, ben bilirim siz romantik mallarsınız hakareti. Ne lüzum var bunlara? Neden bu kadar çok insanlıktan çıkıyorsunuz? Bilen bilir realistliği her daim savunmuşumdur lakin duygusal bir varlık olan insanların ihtiyacı olan nezaketi yok sayan, insanın insanlıktan çıkmasıyla lüzumsuz yere kalp kıran, karamsarlığa, bıkkınlığa, huzursuzluğa ve hatta düşmanlığa sebep olan tutumların bir izahı yok. Bizler sosyal varlıklarız, bizlerin birbirimize destek olması şart. Elbette aileler için hayal kırıklığı olacaktır ve matem de tutacaklardır. Bunlar doğal süreçler. Öldü tamam mı hiiiç hayal kurmayın boşuna demek ne çeşit bir maksadı gütmektir? Bu gereksiz hırçınlığı ortaya koyanlar kendilerini dahi mi sanıyor? Nasıl bir yanılsama içinde bunlar? Dağcılıkla ilgili yasal düzenlemeler ve bu gibi durumlar için önleyici tedbirler ve bu alanla ilgili kişilere eğitim verilmesi o bu oturulur bu saatten sonra konuşulur ama 2 haftadır yine insanlığın en çirkin suretleriyle karşı karşıya kaldık. Yazık.

Bitti mi? Bitmedi http://mariadebonne.blogspot.com/2020/01/dagda-kaybolan-insanlik-2.html

17 Aralık 2019 Salı

GOOGLE, REKABET KURUMU VE NARGİLE


Gerçekten mazereti kusurundan beter açıklamalar tam da böyle şeyler. https://www.ntv.com.tr/teknoloji/rekabet-kurumundan-google-aciklamasi,2UhUgbv5FkmWWYBmgEU6KQ Rusya ve AB başardı bizi sallayan yok diyecek duruma düşmek bir nedir ya? Google sadece bizim devletimizin bu konudaki yasalarını sallamıyor değil daha da kişisel bilgilerimize alakalı neler neler yapıyor üste cep telefonu alan insanlara başka bir hizmeti şart koşup Google hesabı almazlarsa telefonun sunabileceği internetle ilgili pek çok hizmetinden yararlanamayacağı anlamına gelen yaptırımlar da şart koşuyor.

Bunlar elbette insanlığın ilkel dönemleri olarak anılacak rezaletler lakin gündeme taşınan mesele ve  rekabeti engellenenler kimler bir de ona bakalım. Türkiye'nin yaygın olarak kullanılan bir yerli arama motoru var mı? Yok. Google kendi arama motorunu telefon üreticilerine diretiyor onlara finansal imkanlar sunuyor diye şikayetçi olan kim? Yandex evet ara ara flört edip sonra alakamız yokmuş gibi davrandığımız Rus markası. Rusya'da elbette at koşturamazlar zira piyasayı kaybederler. AB zaten eli güçlü bir birlik ve hukuki anlamda 3. dünya ülkelerindeki gibi yalan dolan göstermelik bir hukuk sistemleri yok. Peki sen kimsin? Aslına bakılırsa senin ülkeni çok da alakadar etmeyen(ha Google ara motoru yüklenmiş gelmiş olsun ha Yandex üstelik isteyen Yandex'i daha sonra kurabiliyor yani BANA NE?) bir konuda atar gider yapıp sonra aynı topla beni oynatmıyorlar diye ağlanıp aciz ve komik duruma düşen bir ülkesin.

İşine geldiğinde Anayasa bile tanımayan zihniyetin ama bak burada böyle yazıyor deyip ağlanması bir devlet yönetimi anlayışı olmamalı. Böyle bir işe girişeceksen önce bir nabız yokla bu işin oluru var mı sonra bir bak senin konuyla alaka seviyen ne. Bazıları da diyor ki oh iyi oldu Google çıksın Türkiye pazarından kamçılanıp yerli arama motoru yaparmışız teknolojik gelişme olurmuş. Hay ben senin mikrop yuvası nargile kafelerinde iyice eriyerek dünya gerçeklerini algılama seviyesi kumru seviyesinde bile olmayan kafana ya. He canım zaten büyük strateji de buydu. Olaylar onun için bu şekilde böyle gelişti. Hay ben sizin kafanıza ya.

11 Aralık 2019 Çarşamba

DOĞU PERİNÇEK NE YAPMAK NEREYE VARMAK İSTEMEKTEDİR?

Malumunuz Doğu Perinçek halk nezdinde pek de itibar görmeyen yılların siyasetçisi aynı zamanda bir doktorolu hukuk insanı. Dün gece izlemiş olduğum bir yayında biraz ayar be kardeşim dedirtti yine bana.

İzlediğim tartışmada muhalifleri -diyeceğim ama muhalifler mi o da tereddüt konusu- seyirciye göre sola oturtmuşlar bu beyi de almışlar iktidar yanlısı tiplerin arasına sağa. Yani normalde bir insanın bunca yıl süren koşturmaca hapis hayatları onlar bunlar sonrasında geldiği nokta islami sağcı politikanın yılmaz ve de yobaz savunucusu olmak olur mu la başlarım ajanlığa da bu düzene de deyip domates yetiştirmek üzere istifayı basması beklenir ama demek nasıl bir gaz alıyorsa tarikatımsı oluşumundaki şakşaklardan müptela olmuş bırakamıyor.

Tartışılan konu eski başbakan ve hükümet mensuplarının bir özel üniversiteye devlet arazisini peşkeş çekme girişimi ve bunun siyasi hayattaki neden sonra akla gelen yansıması?! Detaya girmeyeyim bu kayıkçı kavgalarına alışığız. Özetle 2010'da aynı partinin bir başka hükümeti bir yasa çıkarıp bunun önünü açıyor bu kişiler de iddiaya göre iktidarlarını kaybedeceklerini sezip hazır mühür ellerindeyken bir oldu bittiyle bu yolsuzluğu devreye sokuyor. Daha sonra Danıştay yürütmeyi durduruyor ve fakat sebebi alooo peşkeş çekemen demek değil zira kanun düzenleyip peşkeşin önü açılmış zaten, diyor ki Danıştay bura sit alanı vs. Bunlar programda belgelerle "muhalif" taraf tarafından ispatlandı ve fakat Kürtçü islamcı ocu bucu malum bir kişi önce kanun dışı dedi sonra kanun ileri sürülünce orada kamu tüzel kişiliği olan eğitim kurumlarından bahsediliyor dedi daha sonra bu kişiye özel üniversitelerin de Anayasa'ya göre devlet düzenlemelerine tabi olduğu ve atamaların ve denetlemelerin devlet tarafından yapıldığı burada çalışan öüretim mensuğplarının da kamu personeli statüsünde oldukları dolayısıyla pek çok yargı kararında da kamu tüzel kişiliğe sahip olduklarının altı çizildiği detaylıca izah edildi. Bu durumu kabul eder gibi yapıp yine beş dakika sonra sanki sit alanı olduğundan değil de bu iş yasak olduğundan dolayı devrin iptal edildiğini söylemeye devam etti. Bunlar alışıldık şeyler. Ha bu arada tarihe not düşelim bu araziyi teminat gösterip 430milyon TL kredi çekmişler Halkbank'tan tabi iptal devreye girince teminat da patates olmuş vs. Tarihe not düşelim de bunları.

AKP'li ağzı diye bir şey var bu ağız karısına sekreteriyle otelde yatakta yakalanıp yaz kızım diyen Şener Şen karakkteri bir ağız. Ne kadar suç üstü yapsanız da hep inkar sonuna kadar inkar. Doğu Perinçek de bunlara yamalanmış diyor ki iktidarın diğer mensuplarının cezai bir sorumluluğu yok bunlar da FETÖ ondan yapmışlar işte napsın Erdoğan garibim. Kafalara gel. Ha bu arada madem siyasi ayak bunlar neden yargılanmadılar bu zamana kadar dendiğinde cevap yine sessizlik. Doktorolu hukukçu olarak aldğı vaziyet bu. Vah vah. Sonra muhalif taraf yahu bu bütünlüklü bir iş sen Ahmet yaptı Mehmet yaptı ben yapmadım ki imzam yok ki deyip siyaseten sorumluluğu reddedemezsin diye bastırınca yarım ağızla siyasi sorumluluk var tabi ama halk takdir edecek onu diyor. Sen halkı böyle yönlendirirsen hukukun h'sinden devlet yönetmenin d'sinden anlamayan halk neyi nasıl takdir etsin?

Durun durun bu ne ki adam dedi ki Türkiye'de adalet artık mükemmel işliyormuş ve Türkiye'deki insanlar hiç olmadığı kadar özgürmüş. İnsanlar internette yazmaya korkuyor bu nasıl özgürlük diyor muhalif kanat diyor ki arada olur öyle kazalar onlar da olacak kaç kişi ki bunlar diyor. Yani olmasın da demiyor kendi hayatıymışçasına elalemin hayatını masaya koyuyor. Girseler de çıkarlar sonra ya diye ekliyor. Kendi alışmış ya hapishane yalaması olmuş herkes öyle olsun. Bu arada o bahsettiği olur öyle kazalar dediği kişilerden biri de benim. AKP ve FETÖ eleştirmekten başka bir mana çıkartılamayacak gönderilerim halkı kin ve düşmanlığa tahrik suçlamasıyla soruşturmaya konu edilmiş vaziyette. Ya nolacak ben de girer çıkarım artık yeter ki Doğu Perinçek'imciğimin Avrasyacı hayalleri gerçek olsun.

Perinçek sallamalara doyamadı, en büyük ticari ilişkilerimiz Çin ve Rusya imiş. Yani bunlar ithalat ihracatta 1 ve 2 numaralı ülkelermiş şu an bizim için. Muhalif kanat yine güldü ve Avrupa ile n büyük ticaret hacmimizin olduğunu uçan kuşların bile bildiğini ima etmelerine rağmen Perinçek yalan söylüyorsunuz yok öyle bir şey filan diyor. İleri yaşta olur böyle şeyler diyeceğiz ama cin gibiler de meaşalla üste ölümsüzler de biliyorsunuz.

Muhalif kesim ABD PKK'yı terör örgütü olarak tanıyor ama Rusya bunları böyle tanımadığı gibi adamlar masa kurup propaganda yapıp adam toplayabiliyor Rusya'da diyor Perinçek'e göre bu da önemsz bir detay. Yani Rusya ile işbirliği yapılmasında engel değil Rusya'nın PKK'yı terör örgütü olarak tanımaması. Pazarlık konusu bile yapılmasına lüzum yok zira onlar da öyle fıtratları bu şekil.

Türkiye maalesef önünü arkasını ucunu bucağını değil günü kurtarma ve kişilerin kendi mevkiilerini sağlamlaştırması üzerine üretilen günübirlik politikaların elinde. Böyle çalakalem işlerle devlet yönetilmez. Devlet yönetecek insanlardaki vasıf 17 yaşındaki çocuğu tanka yumruk attırmaya ikna etmek gibi vasıflar değildir. Bakınız AKP yancısı Erdoğan'ın üstün liderlik vasfını böyle örneklendirilyior. Ülkeyi yangına yerine çeviren taşları ben döşedim dsanki, birorduyu tahtakurusu gibi içten çürüten atamalara ben olur verdim yahut bunları zamanında ben tasfiye etmedim sanki, ve bu ülkede o zaman da dahil hala pek çok vatansever kolluk kuvveti varken reşit olmayan çocukları silahsız savunmasız sokağa dökmek maharetmiş.

Bu özrü kabahatinden büyük savunmaları utanmadan arlanmadan defalarca dile getirmek siyasal islamdan yolunu bulmuşların doğal davranış biçimi. Bunu kabulleniyor değiliz elbet bunların da hesabının verileceği günler gelir. Ve fakat Doğu Perinçek her neci olursan ol her kimci olursan ol ve hatta ne olursan ol sen birey olarak sırf bir şeyler işine geliyor sanıyorsun diye bu uslanmaz arlanmaz aymazlarla aynı tribünde oturup aynı sloganları atmayı kendine yakıştırabiliyor musun yahu? Haytımda hiç meraklın olmadım ve her daim bu ülkeye zararının faydandan kat be kat olduğunu düşündüm ama ben bile senin yerine utandım la. Az izan az özsaygı. Azıcığı bile ayılmanıza yeter zaten.