17 Haziran 2018 Pazar
MAKEDONYA KOMEDYASI
Kuzey Makedonya geyiği dönüyor pek çok espri de kasılıyor misal demin gördümharita hazırlamılar bizim Ege kıyılarına da Şiş Kebap Makedonya demişler yahut daha kuzeye Drakula Makedonya demişler. Konuyla alakalı üstün körü bilgiler ise şöyle. Yukarıdaki MAkedonya haritası MÖ 4. YY'dan. Şimdi bu bölgeye uzuuuun yıllar Makedonya dendi. Osmanlı zamanında da Osmanlı Makedonyası diye anılan bir eyalet. Selanik de merkez şehridir bu bölgenin dolayısıyla Türkler Selanik der bu bölgeye. Hani Selanik şehrinden olmasa da mesela Yanyalı yahut bizimkiler gibi Kavalalı olsalar da Selanikliyim derler de insanlar da ne çok Selanikli var der ya. Hah işte onlar aslında Makedonya'dan geldim diyor. Horasanlıyım demek gibi. Büyük İskender Makeondur efenim hatta resmi adı da Alexander III of Macedon. O yüzden itiş kakış olayı çoktur bu Yunanistan'da kimi der Yunandı ama kimi der yok değildi hatta görüyorum zırva Yunan milliyetçileri bu Makdeonyalıların bizim tarihimizle alakası yok bunlar Slav/Bulgar İskender'i sahipleniyor filan derler. iskender ama etnisite olarak ama ırk olarak farklı olsun olmasın(bunlar da tartışmaya açık) Grek değildir Makedondur. Fakat bundan da bize nedir. Bana giren çıkan yok yiyin birbirinizi tabi bize düşen cahil kalmamak.
Bu da geyik harita ama komik tabi :)
DOMUZ ETİ YEMEDİĞİMİZ İÇİN DE HESAP VERECEĞİZ AMK OLDU
Türk insanının domuz eti yememesi daha çok o ete alışık olmayışından tabi dini nedenle yemeyen de hayli fazla ama ortak küme zaten asırlardır yemediğimiz bir şey. Türklerin uzun süre domuzla alakası yok, sonra gördükleri şey eskiden çok pis ortamlarda bakıldığı için hastalık yayar bilmem ne pis bellenmiş ve yenmemiş. Türkler doğuştan titizlik hastasıdır arkadaşlar. Metrobüsler filan leş gibi kokuyorsa onun binbir çeşit başka nedeni var. Zaten Türk dediğin hayvancılıkla uğraşıyor keçisiydi, koyunuydu, danasıydı hatta savaşta mecburen ölen atıydı yemiş. Ama şu an hindi eti de tercih etmiyor mesela insanlar. Ucuz diye mecburen sonradan alıştılar. Danayı bile hala soruyorlar yerli mi dışarıdan gelen mi. Dışarıdan geleni de danadan saymıyor ırkı başka diye :) Et seçen milletiz velhasıl.
Ben günahında filan değilim doğal olarak ama açlıkla sınanma ihtimalim hariç zinhar yiyemem mesela. Böyle de çok insan gördüm. Artı bir de şu var, içkiden yiyorsun golü zaten onu da yap ne olur kafası bir nedir? İlla battı balık yan gider mi diyecek insanlar? Zaten içki içiyorum bir de buna bulaşmayayım diyemezler mi? Ayriyeten domuz eti yiyorum çok da bayılıyorum çünkü rafine zevkleri olan moderen bir bireyim kafasına da edeyim. La domuz eti bu fakirin yiyeceği.
E sen neden bu konuya bu kadar bilendin derseniz. Torino'ya gittiktti iş toplantısı için, ulan elin gavuru da aynı baskıyı yapıyor. Fiks menüde domuz eti vardı, ha bize gıcıklıklarına değil biz iki Türküz kalanı başka ülkelerden. Biz ikimiz almadık tabağı ama bir yandan da şarapları yuvarlıyoruz. Vay efendim siz müslümanlar böylesiniz, domuz eti yemiyorsunuz içkiyi içiyorsunuz ama bilmem ne. Allan gavurlarından durduk yere fırça yemeye başladık, sardı bunlar bize. Hatta garson da geldi gaza o da sardı zaten yüzsüz oluyor İtalyanlar malum, evet bunlar hep böyle bilmem ne diyor herif. Aha bu mallar da tıpkısının aynısı işte. Domuz eti ithal edip satmayı planlar gibi bin yıldır bu geyiği döndürüyorlar. Yani domuz eti yemediğimiz için de hesap vereceğiz kodumunun dünyasında. Oldu canım. SAĞNAAAA NEEEEEEE...
15 Haziran 2018 Cuma
SURUÇ
Tiran yandaşı olup hepinizi doğrarız modundan o da bir insan, bir evlat, bir eş, bir ebeveyn ponçikliğine kırılan direksiyonlar. Kendilerininki de dahil kimsenin ailesini osunu busunu sallamadıkları alenen ortadayken bu timsah gözyaşları tabi ki mide bulandırıcı. Artı bir canın gidişi ailesinin olup olmaması ile önemli ya da önemsiz diye değerlendirilemez. Her insan zaten kendi bir evren.
İki taraf da güvenilmez olduğundan ve ülkede güvenilir bağımsız bir medya organı da olmadığından, yargı da olmadığından olayın aslı astarı nedir belki de hiç öğrenemeyeceğiz. Bir şey bilmemekle birlikte sosyal medyada aktarılan ve yine güvenilir olmayan verileri gördükten sonra aklıma gelenler şunlar; dükkanında oturan esnafın katledilmesi mesela. Sana pusu kuracak olsa dükkanda ne işi var. Elde koruma ve silahla giden sensin. Ha ağlaklık olsun diye kamikaze görevi mi verdiler bu insana? Ya da orada olan herkese pusu mu kuruldu siyasi sebeplerle? Dükkanında oturan insan PKK'lıysa ve sen bunu biliyorsan(bunu iddia ettiler) o niye hala dükkanda oturuyor yahut sadece HDP'ye oy verdiği tespit edilip fişlenen sıradan bir vatandaş mı aslında yani duruma göre FETÖ'cü duruma göre PKK'lı diye işaretlediğiniz teröristlikle itham ettiğiniz sizden olmayan her vatandaş gibi biri mi? Hadi diyelim ki istihbarat diğer bağlantılarını yakalamak için takip ediyordu. Takip edilen bir şüpheli yahut zanlıya oy istemeye gittiğine mi inanacağız zira devlet imkanlarıyla bölgenin ağası olmuşsun her naneden haberdar ediliyorsundur burası kesin. Diğer taraftan bakıldığında esnafların elinde neden silah var. Deniyor ki orada herkesin elinde silah var. Bakınız bu devletin başarısızlığı yine. İnsanlar ya güvende hissetmiyor kendini(doğal olarak) ya da bu tip alışkanlıkları aşacak bir kültürel donanımı verememiş devlet(bu da var zaten). Daha pek çok şey var aklımda ama aslında maalesef şu süreçte infialden gerçekten ama gerçekten kaçınmalıyız. Bu demektir ki görmüyoruz, bilmiyoruz, düşünmüyoruz.
Şimdi görüyorum yine sizin teröristiniz bizim şehidimiz bilmem ne herkes birbirine saldırıyor. Suçla suçluyla her kim olursa olsun mücadele edilip o suç ortadan kaldırılmalı o ayrı. Fakat değişmeyen bir gerçek var birileri insanları piyon olarak görüyor ve olan da güç sahiplerinden çok bu piyonlara oluyor. Hatta sizin bu erklerin hiçbiriyle alakanız olmasa da onlar seni beni joker piyonu olarak görüyor. Ve katlediliyoruz. Haklılık haksızlık bir yana sürekli katlediliyoruz. Bir meydanda üniversite sınavından çıkmış arkadaşlarla gezerken katlediliyoruz, askerliği yapayım ondan sonra nişanı takarım diye düşünürken katlediliyoruz, teröristlerin üzerine kahramanca kurşun sıkarken katlediliyoruz, birilerinin pis oyunlarında sadece sınırda yaşıyoruz diye katlediliyoruz, hayatımız boyunca elimize silah almamışken bize hakkaniyetli gelen bir politik görüşün peşinde koşarken katlediliyoruz, Anayasal bir hak olan protesto hakkımızı kullanırken katlediliyoruz ve işler daha da büyürse evde otururken kafamıza bombalar yağıyor ve yine katlediliyoruz. Erkler timsah gözyaşlarıyla yalandan teselli ediyor. Hatta küçük düşürecek ölçüde gözlere soka soka elimize sadaka tutuşturuyor. Bazen de nefretlerine odak olup yapmasaydı etmeseydi zaten teröristti ithamlarına nail oluyoruz. Bok yoluna ölüyoruz arkadaşlar. Birileri saraylarda yaşasın, birileri jetlerle seyahat etsin, birileri yatlarda kokain partisi versin diye ve daha ne ucuz, ne kirli hayatlar için...
Elbette tartışacağız elbette kavga da edeceğiz ama beynimizin bir köşesinde şu gerçeklik durmalı; BOK YOLUNA ÖLÜYORUZ
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


