15 Haziran 2021 Salı

HAY BAĞIŞIKLIĞINIZI GÜÇLENDİRMENİZE DE

 mrna aşılarının seneler sonraki yan etkileri - #124625260 - ekşi sözlük (eksisozluk.com)

Hey yavrum ya hala iyi beslenin bağışıklığı güçlü tutun bişicik olmaz aşı maşı hep zararlı bunlar diyorlar ya la olm kaç defa anlatıldı kovidden ölen insanların çoğu kovid bağışıklık sistemini aşırı tetiklediği için kendi bağışıklık sisteminin kurbanı olan insanlar. Aynı risk çok çok daha düşük olmakla birlikte mRNA aşılarında da var çünkü onlar da enflamasyona sebep oluyorlar. Zaten bağışıklık genetik kodlarınıza bağlı o kodlara göre işlevselliğinin şekli şemalı çiziliyor yani süper yedim içtim moralim harika ile alakalı bir durum yok elbet beslenmeye dikkat vitamin alımı o bu bağışıklığın mücadelede kullanacağı malzemeleri hazırda bulundurmak iyi lakin bağışıklık bunlarla gelişmez onun kodu kodlanmıştır kodlanmaya da devam eder mutasyon o bu olursa, bütün vücut sistemi bu şekilde zaten. Klasik aşı yani işlevselliği yitirilmiş ölü denen virüslerle aşılama daha az riskli çünkü bunlar çoğalamıyor fakat bağışıklık gelişmiyor da olabiliyor yani bağışıklık bunları çarçabuk elemine edip kenara not almalık sorun olarak görmeyebiliyor çünkü zaten öyleler aslında o yüzden 3 kez aşılama mantıklı Tayyip de muhtemelen 3 kere sinovac vuruldu hem risksiz hem sağlama almış zaten antikor da ölçülmüştür bu klasik aşıyı ara ara vurulursunuz antikor azaldıkça ve riski de çok az lakin Biontech'in mRNA aşısı taç proteinlerin kodunu taşıyor ve kas hücrelerine girip kendini çoğaltıyor bu da hasta yapmayacak bir koda sahip ve fakat bağışıklığın buna vereceği tepki bilhassa bağışıklık problemi olanlarda muamma. Tıpkı kovid hastalığında olduğu gibi bağışıklık coşabiliyor. Teoride çoğaltılan hücrelere kas içindeki bağışıklık hücrelerinin tepki verip virüsün taç proteinin kodlarını kenara not alması yani plakasını alması ve böylelikle bağışıklığın sağlanması gerekiyor çünkü asıl virüsle karşılaşan bağışıklık sistemi hop yiğenim ben seni tanıyorum sen şöyle ayrıl knara diyecek o yüzden kolda kısa süreli ağrı beklenen bir şey ama kolda o iş hallolmazsa başka bölgelere de yayılabiliyor. Bağışıklığı bir noktadan sonra coşarsa o bölgelere de saldırıyor haliyle ve dikkat buyurun vücudun kendi hücrelerine saldırıyor çünkü bu mesajcı RNA denen nane hücrelerin içinde çoğaltıyor kendini yani bağışıklık diyor ki bu hücre bozuk ben bunu derhal imha edeyim ve fakat için suyunu da çıkartabiliyor bakınız kalp kası iltihabı vakaları. Bunlar kayda geçenler kayda geçmeyen nice sorun yaşanmaktadır bilhassa benim gibi bağışıklık problemi olanlarda ha biz teşhisliyiz teşhissizler ayrı sıkıntı haberi bile olmayanlar var ama bağışıklık sapıtmaya meyilli ise bu başka virüs, bakteri ya da fungustan da hatta bu aşılar gibi aslında zararsız başka bir şeyden de tetiklenebilir bozukluk her an topun ağzındasınız zaten. Kovid olursanız risk çok daha büyük elbet. Bir de kısırlık yapıyor üfürmeleri var çok da desteksiz atmıyorlar zira üreme organlarındaki bazı hücrelerin kodu aşıdaki kodla benzer bağışıklık ona da saldırır o hücreleri de yok eder diyorlar. O kodlar o kadar da benzer değil ama öyle olsaydı da aynı risk kovid olduğunuzda da var ve kovid olmayacağınızın garantisi yok. Ha eğer küreselciler dünya nüfusunu azaltmak için bu planları yaptıysa ben iblisi bile zekasından dolayı tebrik edebilirim ama cibiliyetini de dikerim. Bu arada kovid geçirip sperm sayısında azalma yaşanan erkekler tespit edilmişti ama artar onlar ölmez de kalırsanız ve büyük kalıcı hasarlar olmazsa zamanla düzelecek şeyler bunlar hep üstelik böyle bir dünyada üremek de ne bileyim. Ben şimdilik ruh hastası manyak bağışıklık sistemime güvenmediğimde kimselerin beğenmediği Çin aşısını bekliyorum zaten evden çıktığım yok daha da kovidden mi ölürüm nolur bilemem fakat bu aşılar bağışıklık sorunları olmayanlar için şimdilik sorunsuz görünen aşılar neticede milyor insana yapıldı ve üzerinden yeterli süre de geçti öncelikle ilk 3-4 gün ne olursa oluyor bu iş 1-2 aya da uzayabilir daha sonra bir şeylerin çıkması bu süre içinde olmuş bitmiş ama fark edilmemiş şeylerden kaynaklıdır muhtemelen. Bağışıklık sorunu meyilli birinin bu sorununun tetiklenmesi gibi ama o sorun varsa zaten ömrün herhangi bir noktasında tetiklenecektir büyük ihtimal yine de ne kadar ötelense iyi tabi fakat kovid çok daha büyük bir tetikleyici onu da unutmamak lazım :/

14 Haziran 2021 Pazartesi

SEN HAYVAN SEVME AYI

sokak hayvanları için abd modelinin uygulanması - #124571589 - ekşi sözlük (eksisozluk.com)

Kısırlaştırırken hayvana sormuyormuşuz ağlaklığı hayvanseverlik değil bir çeşit ruh hastalığı. Üresinler sonsuzca ve yeni çilekeş hayvanlar artsın her geçen gün aferin varoşlar da böyle kafada ürüyor sürekli halleri ortada. Bu hayvanların sokakta dolaşmasına ve kısırlaştırma bile yapılmamasına istinaden geçen biri komplo teorisi yazmış hayvan sevgisi istismarı yapıp hayvan yemi satanların lobisi demiş. Valla benim bildiğim AKP normalde gözünün yaşına bakmaz köpek kedi ne varsa itlaf eder en çok şikayet eden kesim olan seçmenini pohpohlamak için eğer ki bunu yapmıyor ve üremelerine de göz yumuyorsa bu işte büyük para dönüyor olabilir bakınız internetteki hayvan yemi organizasyonlarına ve satış fiyatlarına. Velhasıl bu hayvanlar toplanmalı kısırlaştırılmalı yok öyle biz hayvanla yaşamaya alışığız bilmem ne la köy mü bura şehir hele ki şehrin ucu köşesi daha beter, hayvana bakamayan atıyor ormana sanki ormanda yaşayabilir o hayvan sürüleşiyor vahşileşiyor iniyor şehre doğru çoluk çocuk servis beklerken ya da okula yürürken köpek sürüleri saldırıyor kovalıyor. Kimseye de ben de hayvanseverim diye izahat verecek değilim ne la bu sürekli bir izahat sürekli bir benim fikrim var ama lütfen beni hor görmeyin dilenciliği. Bu hayvanlar toplanmalı kısırlaştırılmalı, isteyen sahiplenip 70 metrekare evine hapsederse hapsetsin artık o koca hayvanları o da bir opsiyon. Kediler daha uyumlu ve hatta fare filan yakalıyor faydalı da ama onların da üremeleri kontrol altına alınmalı.

Bir diğer mevzu da beslenmesi yasak hayvanların hayvan gibi beslenmesi ağızlık takmadan dolaştırılması gerçi ağızlığı takamıyorlardır bu hayvanlara zaten hayvan gezdiriyor sahibini. Bunları da gördüğüm yerde ve genel olarak şikayet ediyorum İBB, yerel belediye emniyet ne varsa. La parkta elde sopa ile geziyor küçük köpek sahipleri pitbull, Arjantin Dogo ne varsa almışlar gezdiriyorlar çoluğun çocuğun ve gariban hayvanların arasında ve yine diyorum hayvanlar bunları gezdiriyor hayvanın gözü bir dönse peşinde konserve kutusu gibi sürükleyecek sahibini. Akıl fikir ezik sürüsü sorsan bunların alayı hayvansever ya siz kim hayvan sevmek kim kodumunun ruh hastası ezik aptalları.

16 Nisan 2021 Cuma

NAZİ TİPİ IRKÇILIK İTHALATI İLE TÜRKÜ TÜRKTEN SOĞUTMA PROJESİ

Projeleri bitmiyor efenim tabi bazen de proje olmuyor mevzu kendi eliyle tuzu alıp hıyara koşanlar da bolcana mevcut ondan her şeyi de dış güçler dememek lazım iç gerizekalılıkların da sonu yok.

Türkçü platformlarda takılıyorum bazı yerlerde atıyorlar beni bazı yerlerde ben bu kadar gerizekalılığı daha fazla kaldıramayacağım deyip pes edip uzaklaşıyorum o mecradan. Daha geçen Türkçülükle ilgili bir sayfayı terk ettim zira ne erdem ne kafa ne birikim it sürüsü gibi birbirlerini kollamanın derdine düşmüşler totalde bu vatana fayda nasıl sağlanır onu dert etmiyor kendi kapasitesini de sorgulamıyor etmiş ezberini en ufak itirazda adeta sokak köpeği çetesi gibi saldırıyorlar. Bu kafanın kendine hayrı yok değil ki bir millete hayrı olsun. Ancak yalan dolanla birbirlerini gazlayıp körler sağırlar birbirini ağırlar takılıyorlar. Bayılıyorlar birbirlerine iltifat etmeyi daha türlü çeşit ne eziklikler.  Atatürk gerçekten büyük bir dahi, bir derviş, bir ermiş ve daha neler neler. La bu insanların daha da bilinçsiz daha da eğitimsiz daha da kör cahil ve alabildiğine iblis olduğu bir dönemde o zeka o sabır o her şey. 

Açıkçası ben insana bir hayranlık duymam ekseri yani elbet sanatsal bir esere bir icada bir mimari yapıya bir makineye ya da bir formüle bakıp vay amk derim ama insan her daim kusurludur iticidir full paket bu da olmuş denecek bir tip bulaman. Netekim Nietzsche severim okurum ederim saykoların başucu yazarı deseler de derim ki gerçek nihilizm bu değil siz yanlış anladınız ve fakat biliyorum adamla aynı odada 1 saat kavgasız oturamam belli. Yani bir insana hayranlık duyacağıma gider bir ördeğe taparım ve fakat Atatürk sen ne yaptın öyle ya üstelik neredeyse ömrün boyunca durmadan neler neler başardın.

Eveet şimdi bu girişten sonra gelelim güya Atatürk'ün izinden giden gerizekalılara.

Bir çok yerde görüyorum gaz verecekler ya Türklere vay efendim biz şöyle bir milletiz  böyle mücahitiz davaya zarar vermemeliyiz birlik olmalıyız o bu ama ne abartılar ne diğer milletleri aşağılamalarda sınır tanımamalar neler neler. Ülkücü ağızları bunlar elbet. Ülkücü olmayan ağızlardan da sadece dini çıkarın aynı ağız kalıyor. 

Türk ocaklarının adından Türk'ü silip Tanrı Dağı'nın yanına Hira'yı koyan NATO askerinden medet uman da ne bileyim. Zaten fenotopi pek çok ipucunu veriyor olsa gerek. En basitinden milliyetçilikle ümmetçilik hiç yan yana olur mu diye bir sorgular insan ama o da yok. Bu kafalarla yok Avrasyacılar Rus devrimi yapacak yok Ruslar gelecek anamızı ağlatacak bilmem ne hepsini batı emperyalizminin tiyatrolarına figüran yaptılar netice Türkçülüğün yitişi Türklüğün yandan yemiş Arapçılık olarak lanse edilmesi devamında mafyavari eşkıya tavırlar ile kendilerinden hepten tiksindirmeleri ve Türklükten soğumuş gerçek Türkler. Bugün nasıl ki kandırıldıklarını kabul ediyorlar dün de kandırılmışlardı zaten yıllardır kandırılıyorlardı. Atsız'a ise öz kültürümüzü hatırlatmasından ötürü pek çok şey boçluyuz o batının tuzağına düşmedi zaten o yüzden tabutluklarda yatırdılar fakat Atatürk düşmanı birinin öğrencisi olması ve zamanla kendisinin de Atatürk'e karşı düşmanca tutum sergilemesi giderek marjinalleşmesi ve yine Türklüğü korkulacak, sevgisiz ve sevimsiz bir kavrammış gibi lanse etmesi var. Bizim Atatürk gibi bir önderimiz var o ki bizi yüzlerce yıl öteye taşıyacak vizyona sahip bir ölümsüz lider. Ondan gayrisi ancak fikir insanı olur fikir verir asla kanaat önderi başbuğ o bu olamaz iş ki yanlış yollara sapmışlardan olmasınlar.

Ülkücüler kendi aralarında tartışmadı da ne hale düştüler. Yok davaya zarar gelmesin bilmem ne Arap tipi biat kültürü ile kol kırılır yen içinde kalır kafasının benimsenmesi ile bakınız gelinen nokta. Türkler kendi aralarında tartışır da kavga da eder birbirlerinin devletlerini de yıkar olur bunlar sonra sağlam olan ayakta kalır o da her zaman en Türk kalabilendir kalamayandan bize ne zaten işte bu da milletlerin evrimidir. Bugün gelinen nokta içler acısı ama bu bir geçici hastalık denilip geçilecek bir şey değil çünkü durup bekleyince damarlarımızdaki asil kandan ötürü iyileşmeyeceğiz. Atatürk yüzlerce yıl savaşçı ve inatçı atalarımızla baş edemeyip onların karakterini ezmeyi bir taktik olarak benimsemiş ve onlara tarihini unutturmuş olanlar yüzünden sen Türksün şanlı bir tarihin var özgüven senin göbek adın demiştir yoksa durduk yere anlamlı anlamsız böbürlenmen kibir yapman için mazeret değil bu fakat görüyorum ki pek çok mecrada biz Türküz uçarız kaçarız herkeslere nal toplatırız geyiği dönüp duruyor açıkçası bunu AKP'nin saçma sapan propagandalarına benzetir oldum iyice. Bir kere bir Türk asla ben biriciğim diğer insanlar tırnağım bile etmez kafasında olamaz zira taşa suya kuşa saygı duyan bir topluluğuz biz siz ne anlatıyorsunuz acaba? Elbette şanlı bir tarihimiz var ve elbette savaşçı adil aklına koyanı yapan atalarımızın mirasçısıyız ama şöyle bir etrafınıza bakın bu profilde kaç insan var? Hep diyorum elma ağacı her sene meyve vermeyebilir ama bazen de dalları kırılır meyvelerin ağırlığından. Şunu kabul etmek lazım çürük yoz beceriksiz nesiller dönemindeyiz tıpkı İlteriş Kağan'dan önceki nesiller gibi. Bu nesillere aslansın kaplansın diye gaz vererek bir şeyler bekliyorsunuz ya hah işte onlar o gazı alıyor ama hiçbir şey beceremediği halde aslan kaplan sanıyor kendini yahut bir kısım insan da bu tür laflar deli saçması diyor bu laflara geçiyor emin olun onlardaki kumaş diğerlerinden daha sağlam.Her yazıdaki görüşler de eleştirilebilinir üslup da önce aklını kullanmak isteyen insanlara dayatma yapma alışkanlığından vazgeçilmesi lazım. Şunu da unutmamak lazım elbet düşünce özgürlüğünü leş ajandalarına alet edenler olacaktır onlarla da zeka ile mücadele edilir çünkü karşılaşılan her sorunu despotlukla çözmeye çalışmak sadece ve sadece aptalların çaresizliğidir, zeki bir lider ise en son çare olarak başvurur böyle bir yola ancak onda da çapı ve şekli bellidir zorbalığın. Bugün 2021 yılındayız kimse kafa derisi yüzerek sorun çözeceğini sanmasın ha bazen içten geçmiyor değil ama bu çağ bilgi ve teknoloji çağı. Çağın gerisinde kalan herkes ya çok geride kalacak ya da elemine olacak tıpkı geçmiş çağlarda olduğu gibi. Atatürk Tengri'nin bize verdiği bir kuttu ama ne kadar hak edebildik durum ortada.

Maalesef Atatürk'ün gösterdiği yoldan sapanları toplayıp bir acayip ideolojik tutumlara sevk edip insanları Türklükten soğutuyorlar. Türk milleti Atatürk'ün de dediği gibi asil bir millettir. Asalet tahtla taçla sarayla olmaz o asaletle uzaktan yakından alakası olamayacakların çapsız insanların gözlerini boyamada kullandıkları tiyatrolarının aksesuarları ve dekorlarıdır. Dolandırıcı kafasıdır düpedüz. Asalet özden gelir. Asalet duruşla, tavırla, bakış açısıyla, dürüstlükle, adillikle, kimseye muhtaç kalmamak kimsenin kölesi olmamak için aklını ve emeğini kullanmakla, cesaretle, savaşçılıkla dışa vurur. Bizim dağ başında hayvancılık yaparak yaşayan yörüğümüzde de vardır asalet cephede savaşan generalimizde de. Eğer ki bu kişilerin sayısı azalır da toplumun geneli yüz çevirirse bu erdemlerden, halimiz kolayca harcanabilir bir kukladan öteye gitmez. Bu tarihte de bugün de geçerlidir. Fakat görüyoruz ki insanlarımız Atatürk'ün asaletini örnek almak yerine sözde beğenmedikleri kültürlerden olan insanların hallerini tavırlarını taklit ediyor. Atatürk bize şartlar ne olursa olsun birbirimize karşı dürüst olmamızı ve en acı gerçekleri bile birbirimize hatırlatmamızı öğütlemiş ne yazık ki onun hiçbir öğüdünü dikkate almayan, o öğütleri içselleştirememiş şekilci şabloncu kafalarla mücadele halindeyiz. Atatürk'ün ben hiç umudumu kaybetmedim dediği ruh haline bürünmek hiç de kolay değil ama öğretilmiş çaresizlik tuzaklarına düşmeden, yılmadan umudumuzu kaybetmemeye devam etmeliyiz fakat bu bizim eylemsizliğimizin tesellisi olmamalı aksine yapacaklarımıza motivasyon olmalı.