Bazı şeyleri bilfiil tecrübe etmeden anlayamıyorsunuz.
Genel olarak apolitik insanlara kılımdır. İnsanın her türlüsüne bir kulp takıp kıl olurum zaten de benim için en kolay etiketlenenler apolitikler ve koyu dindarlar. Yani kendi boynuna tasma takıp kapanın elinde kalanlar. Kendi boynuna tasmayı takıp şu veya bu ideolojiye kapılıp gidenler de bunların peşinden geliyor. Ama idealist solculara ayrı bir yavru kedi sevgisi hesabı bir sempati besliyorum. Bilemiyorum çoook tatlılaaar:p
Gelelim apolitikleşme sürecine girişimden itibaren empatik lümpenik bi bişiler hissetme hadiseme.
Bir insan neden apolitik olabiliyormuş bi bakalım.
Bilinçsizlik, umarsızlık, omurgasızlık bir yana insanı bu hale sokan politikanın iğrençlikleri bile değilmiş. Ben bunu bu ülkede anladım. Politikanın iğrenç olması yeterince tiksindirici değil emin olun. Politikanın traji-komik bir hal alması yeter-geçer sebepmiş.
Benim gibi bir insan bile artık gazete okumuyor, haber izlemiyorsa bilinki dağdaki son keçi de öldü. Dağ artık farenin. Ha zaten maksat bu bezdirmeyse, böyle bir strateji ile yola koyulduysa bu insanlar gerçekten kendilerini tebrik ediyorum. Bir amaca ulaşmadaki stratejinin aslında ne kadar basit olabileceğini ve bunu herkesin yapabileceğini bütün insanlığa gösterdiler. Anladık ki artık herkes bir diktatör, sultan, prizidint vs olabilirmiş. Yeterince çamur olun, yüzsüz olun, totoloji yapın, bıkbık aynı şeyleri çin işkencesi gibi tekrarlayın ve acaip derecede aptal olun. Gerçekten. Çünkü çoğunluk aptal ve insan kendine benzeyeni tahtta görmek istiyor. Bakın kaç kişi kendini örümcek adam zannediyor. Ezik ama aslında kahraman oley. Anlayacağınız insanlık için bi umut oldular. Her eve bir hero.
Tabi bu deney Türkiye'de yapıldı ve tuttu. NŞA bu mudur bilemem. Bana çok da normal gelmiyor şartlar ama tabi normalin de şaftı kaydı biraz.
Sevgili Türk halkı. Sizler gerçekten çok enteresan varlıklarsınız. Özel kreasyon yahut haute couture falan gibi bir şeysiniz ve ben modadan hiç anlamıyorum ki sizin kıymetinizi bilemedim herhal. Böle mal mal bakıyorum "ulen bunları kim giyer" diyorum.
Genellikle "dünyanın hiçbi ülkesinde..." diye başlayan cümleler kurulur bu gibi durumlarda. Ben böyle bir cümle kuramayacağım zira her ülkenin kendine özgü türlü zırvalıkları mevcut. Ama güzel kardeşim, bizi afrika yerlilerinden ayıran bi kaç özelliğimizde mi yok?
Bunca senedir bu halk ot mu otladı anlamak elde değil. Şöyle bir kafasını kaldırıp gidişattan hoşnutsuzluğunu belirtecek -ki herkesin mutlu olduğu bir ülkede yaşamadığımızı biliyoruz herhal- tek bir tepki olmadı nabız yükselmesi de mi yok kardeşim. Öldünüz mü lan?
Yani velhasıl ben anladım ki, ne bok yerseniz yeyin safhasına gelmişim. Pilim bu kadarmış. Ha belki şarjedilebilir pildir benimkisi. 3-5 gün sonra birden yeşil yanar bi yerlerde, ben de yine başlarım vırvırtırtır. Ama yani pes be kardeşim. Pes olmadı tuş yahut.
25 Eylül 2008 Perşembe
19 Eylül 2008 Cuma
The ecstasy of AKP
Hayal ediyorum RTE Zincirlikuyu mezarlığında bir o yana bir bu yana koşuyor. Tam olarak hayal edemiyorsanız buyrun şuradan yardım alın.
The Ecstasy of Gold - Truveo Video Search
9 Eylül 2008 Salı
Cern'de neler oluyor

Bu aralar medya kafamızı onun bunun selülitinden isviçre'deki bir fizik laboratuarına döndertti. Yani halkımızın kafasını ne ölçüde dönderebildiler bilemiyorum zira bilindiği üzre halkımız bilimi hürriyetin popüler bilim haberlerinden takip ediyor ve bu haberlerde son bilmem kaç yıldır "kansere çare buldular, yok bulmadılar, her an bulabilirler" şeklinde sürüp gidiyor.
Tabi ben protonlardan girip higgs bokundan çıkmayacağım elbet. Yani atarım tutarım elaleme ne de asıl hızlandırılmış proton demeti postalamak istediğim mevzu başka (umarım yeterince havalı bi bişi demişimdir)
Efenim bu demokrasi boku ve medeniyet ıvırı zıvırı hakikaten dinden filan da tehlikeli bi hal aldı.
"Demokrasinin kralı bizdedir" iddiasında olan bir memleket ne etti? Biz gariban halkın atom bombası die bildiği bombayı aldı gömdü japonun bebesine, osuna busuna.
Kimse de sormadı abd halkına "Ey halkım ben bi bok buldum, bunu da böle bi ibnelik için kullanıcam oki mi?" diye.
Bu bilimadamlarında böyle bir hava var. Alıyorlar gazı hükümetlerden. Hükümetin derdi elbet parçacıkmış şuymuş buymuş değil orası belli. Sonra takılıyorlar kafalarına göre.
Bu akşam yine deprem dede gibi geçici popülerliğin tadına varan ve Cern'deki çalışmalara gözlemci olarak katıldığını beyan eden fizikçinin biri tv'de şöyle bişiler dedi. "Cern'in çalışmalarını basına açması şaşırtıcı. Yani fazla medyatik biraz ama....".
Şimdi gel de bu çatlak profesörlü hikayeleri öpüp başına koyma.
Yahu sen kimsin? Sen halkın birikimini, emeğini, üretimini al, göm bir lab'a. Sonra ne bok yiyorsun orda açıklama kimseye. Yaptığın şeylerin neticesinde edindiğin datayı nerde, nasıl kullanıcan beyan etme. Yediğin nanenin olası sonuçları hakkında bilgi verme. Halk aptal, cahil anladık da o kadar da hayati mevzularda bi de bi bakiyim "istio musun, senin de hoşuna gidecek?" felam.
Efenim ben teknolojiye genel olarak karşıyım. Tasvip etmiyorum. Buyurun mağralarımıza dönelim diyorum takan yok. Ama hadi madem "olmaz" diyorsun da senin götün hangi ara kalktı o kadar be yaw.
Şimdi bu deneyin muhtemel sonuçları hakkında aslında kendileri de bi bok bilmiyorlar ben diyim size onu. Zaten deneyi de bi bok bilmedikleri için yapıyorlar. Yani bildikleri kısımların çoğu teori, bi kısmı gözlemlenmiş, kalanı da doğaçlama.
Teorik olarak elbette görünen kıyametin önümüzdeki yıllarda kopması değil. Şimdilik elimizde böyle bir bulgu yok. Ama tabi teorik olarak. Netekim doğayı izleyerek ve taklit ederek teknolojimizi ilerletiyoruz ama her ne hikmetse doğada her şey kaos, düzen vs şeklinde tıkırında giderken biz yaşadığımız dünyanın azına sıçtıkça sıçıyoruz.
Dolayısıyla bu deneyin fiyasko ile sonuçlanması ihtimali bir kenara muhtemelen elde ettikleri sonucun dünyayı daha da boktan bir yer haline getirmesinden başka bir ihtimal düşünemiyorum ben.
Şimdi hayalperest çok arkadaş var tabi. Küçükken ne bilimkurgular izlediler. Ve elbette insan bilimle karanlığa ışık tutuyor. Yani madem mağraya dönmüyoruz bakınalım bi etrafa. Lakin "Biz bi kaç bin manyak bilim adamı toplaştık, şimdi ufak bi deney yapıcaz" deyip ortalığı sıçıp sıvarsanız dağıtırım ağzınızı burnunuzu. Ben tabi "hüop patladı lab, karadelik oluştu, solucan kaçtı kıçımıza, sıçtık" kısmını geçiyorum. Anlatmak istediğim şey her bulunan lazerle ameliyat gibi bir şeye kullanılmıyor. Bulunan şey kıçımızda patlayan hidrojen bombası olabiliyor. Ve hükümetlerin başındaki adamlar da aman karımın kıçındaki kılları lazerle temizliyiversinler diye onay vermiyor o koca koca bütçelere. Onlar hep yan ürün.
Şimdi Cern'de deney başlatılıyor. Onu bunu fışkırttırcaklar, bi bok olmazsa daha büyük daha da büyük aletler, daha fazla daha fazla parçacıklar bilmemneler filan eninde sonunda bu işi bi yerlere vardıracaklar. İplik söküğü gibi olmasa da ilerlemeler sağlanacak bir şekil.
Ama ak bi kısım bilimadamı ve gaydiriguppak tüm hükümetler daha ne kadar tanrı zannedecekler kendilerini ben onu merak ediyorum.
Evrenin nasıl var olduğu hatta gerçekte var olup olmadığı zerre tikimde değil açıkçası. Ama biri gelip de "eureka eureka anti-madde yaptım ben, şimdi bunla burnunu yok edicem senin" filan derse arıza çıkartırım, sokarım o anti-maddeyi kıçına söyliyim.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)