29 Mayıs 2019 Çarşamba

LİBOŞLARIN IRK TAKINTISI VE TÜRK IRKI

Twitter'da önüme şöyle bir şey düştü,



Öncelikle ırk kavramı icat edilmedi olan bir şeyin adı konu. Evrim türleri oluşturdu türlerin alt kırılımı ırklar oluştu insan sadece adını koydu. Ha ilk kim sınıfladı derseniz MÖ 14-15. yy'da Mısırlılar efenim. Ve evet kendilerinin üstün ırk olduğunu düşünüyorlardı. E yani şimdi bakınca Mısırlıların o dönemde öyle düşünmesi gayet doğal :)


Çinliler MÖ 200'de 5 ırktan bahseder ırkları ten rengine göre sınıflarlar, ABD'li Carl Linneaus 18. yüzyılda ten rengi ve huya suya göre sınıflar insanları bunlar 4 tiptir coğrafi bölgelere göre Amerikalılar(kırmızı tenli agresif demiş mesela bunlara:), Asyalılar, Avrupalılar, Afrikalılar. Yine aynı yüzyılda Alman Johann Friedrich Blumenbach 5 ırktan bahsediyor. Meşhur beyazlara Kafkasyalı deme mevzusu da buradan çıkıyor. Kafkas halkını bir gezisinde pek beğenmiş diyor ki bu kafkasyalılar tanrının orjinal insan çalışması diğer ırklar koşullardan bozula bozula öyle olmuş :) Hiyerarşide soldan sağa şu şekil.

Son hali fenotipe göre sınıflandırma ve kafatası mühim çünkü bu antropolojide türleri, ırkları tanıma aracı ek olarak vücudun genel yapısı. Irkları 200 çeşit ırk var diye sınıflayan da var(pek kimse sallamıyor bunları) ama aslında kafatası tipin ile ortaya çıkış dönemi arasında doğrudan korelasyon var çünkü evrim. Mesela ön Türkler Ural dağlarında ortaya çıkar beyaz Alpin ırkıdırlar. Alpin ırkı 4 beyaz ırktan biri bunlar sarışın, mavi veya yeşil gözlü beyaz tenli bir ırk.


Brakisefal kafatasına sahiplerdir. 


Bakınız haritada Andronova kültürünün yeri görünüyor(MÖ 2300-1000), Afanasyevo kültürünün yeri de görünüyor(MÖ 3500 ve 2500 arası, ondan önce de m.ö. 5000 - 3500 arasında Kelteminar Kültürü vardı. Bunlar bizim ilk atalarımız. Fakat olay şu ki hadi Macarlar normal de Ruslar da bunlar bizim atalarımız diyor mesela :) Şurada da tartışmışlar bu konuyu https://www.quora.com/Are-Slavic-and-Turkic-people-related-remembering-that-Hapogroup-R1a-is-dominant-in-both-groups


Tartışmalarında bahsettikleri gibi Y-DNA R1A1 Türklerde sıklıkla rastlanan bir haplogrup. 





Kumanlar bu ırkın özelliklerini taşıyor olabilir zira yaygın olarak sarışın oldukları bilinen bir şey. Orta Asya'da hala var tabi sarışın renkli gözlü Türkler. Gerçi burada etnik Türk dense de bildiğiniz Türk bunlar muhtemelen. https://www.quora.com/Are-Hmong-people-East-Asian-or-Southeast

Bu 5 yıl önce başka bir araştırmacı tarafından tespit edilmişti.





Bu da yolunu kaybetmiş bir Viking değil üç dört nesil önce Orta Asya'dan Anadolu'ya gelmiş olan bir Türk. Bu göçerlikle çingenelikle alakalı bir şey değil bunlar kapalı komün halinde yaşayan topluluklar dışarıya öyle iddia edildiği gibi açık değiller ama tipler çeşit çeşit.



Sonra bunlar Amerindian ırkının bir kolu olan Turanid ırkı ile birleşmişlerdir. Hazar ve Aral denizi arasında bin yıllarca kaynaşır bu kaynaşma süresinde de bunlar hala ön Türk. Altaylarda birleşme kaynaşma hatta saflaşma gerçekleştiğinde ilk Türkler denen Türkler ortaya çıkar. Bu demek değil ki bu iki ırk yok oldu. Hala bi ondan bi bundan tipler çıkar. Avrupa'da da çıkar Orta Asya'da da Anadolu'da da.



Bin yıllar önceki bir atanızın benzeri bir genotiple dünyaya gelebiliyorsunuz. Afganistan'ın kuzeyinde ilk Türklerin mezarlarından çıkan genlerle benzer genli insanlar bulundu gen projelerinde. http://mariadebonne.blogspot.com/2018/08/gundemden-sikildim-biraz-irkcilik.html

Şimdi bunlar vay efendim ırk yok tımam mı bunlar çok fena şeyler diye diye sizleri cahil bırakmaya kasıyor ama tüm dünyada cayır cayır gen toplanıp tasnifler yapılıyor. Bunlar hem medikal hem başka amaçlarla kullanılıyor. Bunlara uyup cahil kalmayın. Irk yok diyelim köleleştirme kalksın yalan iş. Biri çıkıp gelir benim dinim, mezhepim süper ondan ben süperim der köleleştirir türlü sebeplerden insanlar birbirlerini aşağılıyor bunlar kötülüğe bahane. Hitler ya da Mussolini ya da onlardan öncekiler şu ırk üstün bu değil diye listeler hazırlamışsa ne? Bazıları şu ailenin mensupları tanrının yollaıkları asil kan demediler mi? Daha da başkaları şu din bu mezhep diye listeler hazırlayıp gelmedi mi? Kadınlar erkeklerden aşağı demediler mi? Her türlü klasifikasyon kötü amaçla kullanılabilinir. Fakat insanlar dünyayı tasnifleyerek algılayabilirler, bununla bilim yaparlar yahut kişisel hayat görüşü geliştirirler en önemlisi de kendilerini tanırlar. Ben bir kadınım ve bir Türküm. Kan olarak da kültürel olarak da. Bir takım manyaklar sapıtıyor diye kimliğimden vazgeçecek değilim.

CAHİL KALMAYIN kendinizden de kopmayın sizler genlerinin tarihi olan canlılarsınız. Ajandaları ne olur bilinmez, biliyorsunuz malum liboşlar sermaye müptelası ruh hastası sapıklar. Tabi bir sürü gerizekalı ey özgürlük filan sanıyor oysa bunların istedikleri tek özgürlük sermaye sahipleri için. Sermaye devletlerle uğraşmak istemiyor tek güç tek otorite olmak istiyor yani anarşiklikle alakasız bu itler. Gerçekleri yok sayıp götlerinden uydurdukları kavramlar, sistemler asla ve asla evrimleşerek yerleşmiş olan kavramlarla ve sistemlerle yarışamaz. Tarihte de bugün de ancak kısıtlı alanlarda kısıtlı boklar yediler şimdi artık her şey değişecek sanıyorlar. Hiçbir şey değişmeyecek. Evrim devam edecek. Kültürlerde yanlış giden şeyler insanlar iyiliğe muhtaç olduklarını anladıkça elemine olacak. İnsanlara yaptıkları şu, senin aslında ırkın yok kültürün yok sen bu dünyada tek başınasın deyip insanları yalnızlaştırıp birlik olmalarının önüne geçip hiçbir ortak noktada buluşmayan milletlerin elinden devletlerini almak. İnsan tabi ki her şeyden önce birey olmayı öğrenmeli ve bu demek değil ki dünyada her şeyden azade hava boşluğunda uçup rüzgara göre oraya buraya savrulan dalından kopmuş bir yaprak olsun. Hepimizin dalları, ağaçları ve o ağaçların da kökleri var. Beğenmiyorsak onlara çekidüzen vermesi gereken de bizleriz. Sorumluluk almamak umursamamak bunlar hayatın gerçeklerinden kaçarken alakasızca kendinizi bir savaşın içinde bulmanızla dahi neticelenecek şeyler. Devletler insanlık geliştikçe nasıl ki kurallara kanunlara ordulara ihtiyacı olmaz o zaman ortadan kalkar. Yoksa vergi düzenlemelerinden hoşlanmayan kimseye hesap vermeden sağlıksız ürünler satmak isteyen ve tüm gücü kendi eline alıp bütün insanlara da köle muamelesi yapmak isteyen aç gözlü manyaklar istedi diye yıkılmayacaklar. Çünkü bu düzenin ikamesi asla ve asla siz iblisler olmayacaksınız.

23 Nisan 2019 Salı

NASIL BOKA BATTIK?

Bilim sadece pomçik liboş kafaların tekelinde değil biliyorsunuz di mi? Bir dönem dünyanın en iyi fizikçileri ya Naziydi ya da Nazilerden kaçıp ABD'ye Nazi biliminsanlarının birikimlerini satıp Japonları katletmişti ya da ABD'den çalınan bilgilerle Rusya'da neyse işte hikaye malum.


Bütün dünyada bu liboş propagandalar gerek film gerek dizi gerek romanlarla şiirlerle bir çok milletin bunlara ulaşan kesimini pasifize etmeye yönelik içerik yayıyor. İnsanın da canı tatlı malı kıymetli konfora da düşkünler malum hemen atlayıp benimsiyorlar tabi...

Fakat kendileri öyle değil kendileri gayet vahşi vahşi takılıyorlar gerek kendilerini gerek servetlerini korumak için. Dünyaya yaydıkları gelir dağılımı dengesizliği ile de cahil vahşi bırakılan kitleler de çok kolay manipüle ediliyor tabi. Netice? Pomçikler ve vahşiler başbaşa.

Oysa ne olması gerekiyordu? Bir ülkede ortalama eğitim yüksek olmalıydı bunun da üstünde eğitim alan mental kapasitesi uygun yetişmiş insanlar da kaynakları etkin ve doğru yönetmeliydi. Böylece hem kalkınma hem sosyal gelişmişlik sağlanmalıydı. E noldu? Olmadı. Boka battık.

22 Nisan 2019 Pazartesi

FİNANCIAL TIMES'IN MERKEZ BANKASI NET REZERVİ VE SWAP ÇIKIŞI

Geçtiğimiz günlerde Financial Times Merkez Bankası'nın uluslararası net rezervinin gösterildiği gibi 28 Milyar TL olmadığı bunun çok daha altında olduğu ve kısa vadeli borçları 117 Milyar Dolar olan bir ülke için bunun tehlike çanları anlamına geldiği konusunda bir  yazı yazdı. Aslında konuyla alakalı herkesin anlayacağı dilden en anlaşılır açıklamayı ekonomist gazeteci sayın Cüneyt Akman kendi Youtube kanalında açıklamış.

Daha önce bu sitede Merkez Bankası'nın uluslararası net rezervinin nasıl hesaplandığı, nereden bakılabileceği ile ilgili bir yazı paylaşmıştımhttp://mariadebonne.blogspot.com/2018/10/merkez-bankasi-net-doviz-rezervinin.html

Bu tartışmalar olduğunda Financial Times'da da  bahsedilen 12.04.2019 tarihli haftalık rezerv açıklamasına baktım. (Siz de şuradan bakabiliyorsunuz. TCMB BİLANÇO VERİLERİ/Stand By bilançosu/12.04.22019)



Merkez Bankası'nın analitik bilançosundaki konuyla alakalı derlemiş olduğum daha detaylı veriler ise şöyle;



Merkez Bankası'nın uluslararası net rezervinin kullanılmasında Dış yükümlülükler ve bankalara yükümlülükler dikkate alınıyor. Altın hesapları ile Yabancı para hesapları ayrıştırıldığında görülen manzara şöyle.




Buna göre net yabancı para rezervi 16 milyar Dolar. Hemen burada Financial Times'ın iddiasından bahsedelim, bu iddiaya göre rezerv sıkıntısı ile alakalı Merkez Bankası'ndaki yetkiliden aldıkları cevap bizim için brüt net altın Dolar fark etmiyor bu tutarların hepsi emrimize amade denmiş. Bu açıklamanın ne kadar uygunsuz olduğunu detaylıca izah etmeye lüzum yoktur herhalde?

Yine Financial Times der ki Merkez Bankası'nın kamu bankaları aracılığıyla yaptığı eskiden 500 milyon Dolar seviyelerinde seyreden kısa vadeli SWAP işlemlerindeki tutarlar 12-13 milyar dolar seviyelerine çıkmış vaziyette.

SWAP defalarca anlatıldı ve bu sefer mesele SWAP faizleri değil işlemlerdeki tutarlar ama bir de ben anlatayım SWAP'ı :)

Bizde sıklıkla Foreks diye anılan Uluslararası Foreign Exchange(Döviz takası) piyasalarında yapılan işlemlerde  işin içine vade giren durumlarda taraflar takas yaptıkları para birimlerinden normalde elde edecekleri faiz gelirinden vazgeçmek istemedikleri için kur farklarından elde edilecek kazanç ve zararlara ek olarak faiz kazancı ve kaybı üzerinde anlaşırlar. Normalde TL Dolar'a göre daha fazla faiz geliri elde edilen bir para birimidir ama geçtiğimiz günlerde TL pozisyonlarını kapatmak için piyasada TL bulamayan yatırımcılar ve aracı kurumlar zor durumda kaldıkları için çok yüksek TL SWAP faizi teklifleri ile karşı karşıya kaldılar. Bunun talimat alan Türk bankalarının TL piyasadaki likiditesini sıfırlamasından kaynaklandığı iddia edilmişti. Şimdiyse konuşulan konu Merkez Bankası'nın rezervlerini yüksek göstermek için kamu bankaları üzerinden kısa vadeli  SWAP işlemlerini aşırı derecede arttırdığı bunun bilanço kayıtlarında bu şekilde tutulmasında teknik olarak bir kısıtlamanın olmamasıyla birlikte şeffaf, bağımsız olma ve piyasa işlemleri yaparken kamu bankalarını zarara uğratmama gibi yükümlülükleri olan bir Merkez Bankası'nın bu konulardaki yükümlülüklerini yerine getirmediği ve yatırımcıları yanıltıcı hamleler yaptığı idi. Yine iddiaya göre Merkez Bankası yetkilisi böyle işlemlerin kaydının bu şekilde muhasebeleştirilmesinin bir sakıncası olmadığını ifade etmiş sadece.

Peki döviz rezervlerimizin hali böyleyken gelelim kalan vadeye göre kısa vadeli dış borçlarımız ne halde. Bu konuda da daha önce öyle bir yazı paylaşmıştım; http://mariadebonne.blogspot.com/2018/10/kalan-vadeye-gore-kisa-vadeli-dis-borc.html



Umarız tablolarda görünen bu sıkışıklık bir an önce atlatılır. İyi günler.