16 Ağustos 2017 Çarşamba

HEPSİNİ KOVALIM GİTSİNLER AMK

Bu ülkede bu ülkeyi zerre kavrayamamış, beyni emperyal oyuncağı olmuş ve papağan gibi ne ezberletildiyse sürekli onu tekrar eden, o yüzden de ülkeyi bırak sevmeyi sanki ülkenin turisti gibi gezen sığ sabit beyinler gitsin bu adamlar gelsin  Hayır sadece amatör cahiller değil uzman cahiller de. Hepsi gitsin.

Konuyla ilgili hatırlatmak istediğim bir şey de... Popüler kültür ile klasiğin farkı popülerin zamana bağlı ve kolayca tüketilebilinir olması diğerinin ise tam tersi zamandan görece azade(son kullanma tarihi uzun ve belirsiz) ve dayanıklı olması(kalite). Velhasıl birilerinin peşinden koşarken bu kriterlere bilhassa dikkat edin. Bugün posterlerini astığınız tipi yarın unutacak gibiyseniz kaderinize dikkat edin :)




https://www.59saniye.com/irakli-bir-ataturk-gelip-birligi-yeniden-saglasin/

KADIN ERKEK İLİŞKİLERİ NEYDİ NE OLDU?

Facebook'ta şöyle bir paylaşım yapıldı. http://www.5harfliler.com/oyunun-bir-parcasi-olmak-takilma-kulturu/ Ben de baktım siyaset anlatıyorum kimse anlamıyor hadi dedim başka konulara dalayım :) 

Yıllardır tartışılır insan doğası tek eşli midir çok eşli midir. Yapılan araştırmalara göre dişi ve erkek fiziksel olarak birbirine daha yakın oranlarda oldukça tek eşlilik artıyor. Yani goril kabilesinde alfa harem kurarken şempanzeler tek eşli takılabiliyor. İnsan da fiziksel özellik olarak orangutan kadar farklı olmayıp şempanze kadar da farksız olmayan bir tür. Yani insanda işler biraz arada derede ama sanıldığının aksine monogomiye yatkınlık daha çok. Tek eşliliğe en çok kuş dünyasında rastlıyoruz mesela. Onlarda da fiziksel özellik farkı minimumda. 

Bu muhtemelen kadın erkeğin ancak birlikte daha güçlü olduğu bir evrim süreci ile alakalı bir durum. Yani Sibirya veya Orta Asya nasıl ki çok zor koşullara sahip olduğu için kadın erkek birlikte avlanmak/savaşmak zorunda kalmışsa yahut benzer topluluklarda o vakit sosyal düzende de denklik artıyor. Gelişmiş medeniyetlerde de bu böyle. İnsanların ekonomik refahı artınca daha az çocuk yapıyorlar mesela. Doğada zayıf olanlar çok fazla ürer çünkü onlar yavrularını koruma konusunda çok başarılı değildirler o yüzden çok sayı çok olasılık olsun isterler. Güçlü olansa kaliteye odaklanır adeta  Cinsellikte default olan temel motivasyon üremek olduğu için evrim ve işin psikolojisine etkileri ele almak için buralara değinmek istedim. 

Şimdi elimizde ne var insanların monogamiye eğilimi var. Buna ket vuran ne? En başta çılgınlar gibi teşvik edilen aşırı tüketim toplumu. Her şeyi tüketmeye alıştığımız için insanları da kolaylıkla tüketiyoruz. Tabi yanlış sosyal yönlendirmeler de tepki vereceğiz derken bizi çok ters noktalara savurabiliyor. 

Neredeyse bir çiftlik hayvanına dönüşmüş ve aşırı korunaklı hayatlarında yaşayan insanlar da evrim süreci bakımından artık pek seçilmiyor. Her çeşit aktif pasif gen dolaşımda. Ama bir yandan da iktidarların biz olmazsak bitersiniz ha şeklinde sürekli korku imparatorlukları tacizleri ile karşı karşıyayız. IŞİD katliamı prodüksiyonları öyle çok acemi prodüksiyonlar değildi malum. Dolayısıyla kendini fav'larla filan avutan ama son derece güvensiz insan yığınları ile karşı karşıyayız. 

Bu insanlarda kaybetme korkusu da çok baskın. Çünkü mülkiyet manyaklığı da sürekli teşvik ediliyor. Mesela o çok maço yahut moderen görünen her türlü erkek tipinde ben bunu elde ettim ama ya elimden giderse korkusu çok hakim. O zaman ne yapıyor? Bu kaygıyı bastırmak için karşısındakini değersizleştiriyor yahut o terk etmeden koşarak terk ediyor. 

Kadında ise malum toplum baskısının neticesinde genel olarak aşırı ezik bir psikoloji hakim. O da kendi çapında gücünü ispat etmeye kasarken karşısındakinin ben bunu elimde tutamam kaygısını kaşıyor. 

Velhasıl olması gereken insani köprüler kurulmadan insanlar birbirlerinden koşarak kaçıyor. Oysa insan son derece sosyal bir hayvandır. Güvenlikli insani köprülere de muhtaç bir canlıdır. Tabi bu herkes için geçerli olabilecek bir yaklaşım değil ama yazıda konu edilen günümüz gönül ilişkileri ile alakalı böyle de bir düşüncem vardı paylaşayım dedim. 

14 Ağustos 2017 Pazartesi

NABER İNSANLIĞIN KURTARICISI "BÜYÜK ZİHİNLER", MUTLU MUSUNUZ?



Gerçekten siyaset nedir, devlet nedir hiçbir detaya hakim olmayan bir halkı böyle kelime oyunları ile uyutup sonra da ajandanı gerçekleştirmek ne kadar da kolay iş yahu. Türkiye Cumhuriyeti devletin resmi adıdır. Rejimi de adında net bir şekilde belirtilmiştir. Cumhurbaşkanı da zaten pirizidint olarak evrilmiş ilgilisinin resmi twitter hesabında. 



Bu kasten mevcut devlet rejiminin yok sayılması ve yeni bir devlet kuruyoruz rejimi de biz seçtik(bize neyi seçeceğimiz söylendi) kafası. Tabelalardan T.C. silmek, tabelalalara Turkey ve president yazmak... Cumhuriyete düşman yetiştirdiler her kesimden insanı ve zamanında dedikleri gibi 100 yıl sonra yıkıyorlar. Mutlu musunuz?


HEP SORUN ANLATIYORSUN EE NE YAPACAĞIZ BİZ DİYENLERE(KİMSE DEMEDİ O_o)

Bugün Facebook'ta gördüğüm bir paylaşıma yazdığım yorumu buraya da eklemek istedim. Neden böyleyiz ve bu haldeyiz dediğimiz zaman şöyle bir oynat Uğur'cum yapmak her zaman farzdır.

Cumhuriyet devrimlerini kafamızda oturtabilmek için filmi biraz geriye ve çok geriye hatta daha da geriye sarmamız gerekiyor diye düşünüyorum. Öyle çok fazla geriye sarmadan konuyu ele alırsak ittihat ve terakki devrimlerinin salt Alman ekolü etkisiyle gerçekleştiği yahut Cumhuriyet devrimlerinin tamamen jakoben bir dokusunun olduğu iddiası biraz yavan kalıyor gibime geliyor. Ortada yüzlerce yıl Türkler ve Türklükle sorunu olan bir Osmanlı projesi var. Bu konunun da sırf emperyal kaygılarla açıklanması pek mümkün görünmüyor. Neticede Türklük savaşı yeri geliyor Timur'un Ankara Savaşı yeri geriyor bitmek bilmeyen Celali isyanları ile sürüyor.

Bu savaş bir kültürün dolayısıyla üzerinde uzlaşılmış bir benliğin savaşı. İçinde dil özgürlüğü, inanç özgürlüğü, sosyal hayatı kendi tasarrufuna göre yaşama özgürlüğü gibi temel insani özgürlükler için verilmiş bir savaş. Bu savaşın günümüz uzantıları Alevilik etnisitesinde de maalesef hala gözlemleniyor. Ülkemizde buna benzer bir şekilde ama bu kadar mazisi olmayan Kürt sorunu da var tabi ki.

Bütün bunlar 20. yüzyıl'da milliyetçilik moda oldu onun için Türklük ön plana çıkarıldı şeklinde açıklanamayacak son derece köklü bir mücadele. Benliklerini kaybeden milletler başka milletlerin avı olur lafı da düşmanlık gazı vermekten öte maalesef reel hayatın ve politikaların hala devam emekte olan etik değerlerden çok uzak anlayışını ifade eden nesnel bir yaklaşım.

Tüm bunların neticesinde dünyadaki gelişmelerden çok uzun süre yalıtılarak uzak kalmış bir topluluğu acilen zamanı yakalamaya teşvik etmek ve hatta zorlamak gerekliliği olduğu kanaati edinildi bir şekilde. Bu konuda insanlığın bilimsel olarak geldiği son nokta baz alındı. Sosyal, siyasal ve hukuksal gelişmelerin gelindiği en son nokta neredeyse onlara uyumlanmak için elden gelen yapıldı. Bu baş döndürücü gelişmeye toplumumuzun beklenildiğinden çok daha hızlı uyumlandığını gördük alsında. Okuma yazma oranındaki artış malum köy enstitülerinin başarısı vs.

Ama elbette entropi kaçınılmazdı. Bilhassa emperyalliği yaşam biçimi haline getirmiş milletler avını kaçırdığı için son derece sinirliyken.

Ülkemizde n plana çıkan ve sosyal hayatı ve devlet anlayışını da hayli etkileyen islamı ele alırsak; İslamı ilahi kimliğinden azad döneminin bir devrimi olarak ele aldığımızda bu devrimin ömrünü çoktan tamamladığını ama insanlığın dönüp bakıp bir şeyleri tekrar ve tekrar hatırlaması adına unutulmaması gereken adımlar olduğunu söyleyebiliriz sanırım. Çünkü ne zaman ne de evrim düz bir çizgide sürekli olarak ileriye doğru ilerlemiyor. İslamın temel taşı Kuran biraz incelendiğinde karşımıza iki dönem çıkıyor.

Kuran'da ayetler iniş sırasına göre derlenmemiştir. Eğer öyle derlenseydi bu farklar çok net görülebilinirdi. Öncesinde son derece ılımlı ve etik aynı zamanda ilerici bir takım genel mesajlar ve kavramlar ele alınırken islam devleti kurulduktan sonra karşımıza devletin yönetimini ve insanların sosyal hayatlarını düzenleyen bir hukuk sistemi ile karşı karşıya kalıyoruz. Elbette ne kadar müdahele edildiği ve şekillendirildiği ayrı bir tartışma konusu. Malum peygamberin vefatının hemen arkasından kanlı bir iktidar savaşı yaşandı ve derlemeler de bu dönemden sonra yapıldı. Hele ki bir diğer kaynak hadislere girmek dahi istemiyorum.

Bütün bu olan bitenlerin duyguyu düşünceye çevirmeden yahut düşünceyle karıştırmadan objektiflikle ele alınması halinde insanların arasındaki bu denli kışkırtılmış ve törpülenmiş düşmanlıkların aslında ne kadar abartılmış ve gerçeklikten kopuk olduğunu kavrayacağız diye düşünüyorum. Doğru ve açık iletişim hepimizin birbirinden olduğu ve o kadar da farklı olmadığı gerçeğini bize hatırlatacaktır. O yüzden o iletişimin önüne kesmek için ellerinden ne geliyorsa yapan odaklara karşı her zaman şüpheyle yaklaşmamız gerekiyor :/

11 Ağustos 2017 Cuma

Şiir Kitabı Bastırdım OKU!

Evet, bu da geldi başınıza :/


ve raflarda
Not: Yayınevinin kapak tasarımı biraz farklı :/
Ayrıca 
Kimse gelmedi bize
Kimse de kurtarmadı bizi
Öyle ağırdık ki
Kimse de kaldırıp koyamadı
Belki burada değil
Şurada durmalıydık dedik
O da tabii yanlış hesaptı

(Tanıtım Bülteninden)
 
 
Medya Cinsi : Ciltsiz
Hamur Tipi : 2. Hamur
Sayfa Sayısı : 70
Ebat : 13 x 19,5
İlk Baskı Yılı : 2017
Baskı Sayısı : 1. Basım
ISBN: 9786052962213

6 Ağustos 2017 Pazar

BEN DE ALEYNA TİLKİ'NİN SON KLİBİNİ BEĞENDİM NE VAR?

Aleyna Tilki'nin "O sen olsan bari" klibini ben de birden fazla izledim. Hatta her orada burada bıkbıklanan birini görünce aklıma geliyor yine açıyorum izliyorum, dinliyorum. Tayyip dünyasından sonra insanın içi açılıyor la, sonra neden izliyorlar deniyor. Eğlence sektörü devletler bile ortada yokken vardı arkadaşlar. Herkes elde jilet intihar etmek için güçlü bir sebep beklemiyor. Bu kızın proje olması vs. nedir yani. Tayyip projelerinden iyi bence. Yetenekli ve evet devletler yıkılsa bile eğlence sektörü olacak. Jilet vs. izah ettim o kısmı.

5 Ağustos 2017 Cumartesi

HALKA IŞIK TUTUP ONLARI LAĞIMA GÖTÜREN "AYDINLAR" vs. ŞARLATANLAR



Hani ben aydınım diye ortalarda gezinip güya insanları aydınlatma görevine talip olan ama aslında netice olarak Türkiye Cumhuriyeti'ni yıkmayı iş edinenler var ya. Yok öngöremedik yok bizim niyetimiz iyiydi diyenler(o niyetleriniz hepimize kaçmış hala ben kurtarıcıyım, meleğim yüzsüzleri sizi). İşte sizin herhangi bir çomardan daha sorumlu olduğunuz nokta tam olarak burası.

Bir çomarın tek bir oy hakkı vardır ve dünyayı kurtarmak gibi görevleri de iş edinmemiştir. Öyle bir sorumluluğa talip olmadığı gibi çap bakımından da talip olması mümkünlü değildir. İstediği kadar gaza getirilsin o da kendininin farkındalığındadır aslında. İşler sarpa sarınca korkaklaşması da bundandır. Sadece sayko olanlar sonuna kadar gider yani kaybedecek hiçbir şeyi olmadığını düşünenler ve haklıdırlar da. Kaybedecekleri her şeyi çoktan kaybetmiştir zaten onlar.

Çoğunluğu küçük dünyalarında karı kız kovalamak gibi işlere odaklanmıştır. Cumaya gidip toplumsal onayını alır akşamına da porno izlemek için bin takla atar. Kadın versiyonu da çok farklı değildir. Eşcinseli de. Yemek, içmek, seks yapmak üçgeninde bir primat olarak ne kadar fazla nefes alsam o kadar kar kafasıyla yaşar gider ve ölür.

Onları silah olarak gören de kapitalistlerden çok halkçıyım diye geçinenlerdir. Kapitalistin elinde uranyum da var ama güya halkçı olanların elinde halktan başka hiçbir şey yoktur. Onlar da diğerleri gibi halkın iradesine taliptir. Oraya yürüyelim şunu yapalım. İşler biraz istedikleri gibi gitse hemen kendi hayalini kurdukları dünyanın talebiyle gelir, kendilerine taç ve taht isterler.

İnsan budur, bu kadardır. İnsanla ne yapacağına karar veren hiç kimseye hiçbir sebeple saygı duymuyorum. Bu tip müdahelelerin bazen kaçınılmaz olduğunu bilsem de, onların kurdukları düzenlerde rahatım yerinde olsa da olmasa da. Bazıları gerçekten neyin daha iyi ve daha doğru olduğunu bilir, bazen doğal olmayan etkilere doğal olmayan tepkiler vermek zorunda da kalabiliriz. Bugün olduğu gibi kafası hack'lenmiş ve ahlaksızlıkları, delilikleri köpürtülüp kabartılmış milyonlarca insanla birlikte yaşayınca elbette bazı şeyleri geri almanın yollarını arayacaktır başkaları da. Bu kaçınılmız bir tepkidir ve başarılı da olmalıdır. Fakat nihayi amaç aslında kendiyle ne yapacağına kendi karar verebilen ve bunun için gerekirse savaşan özgür bireylerin olduğu bir dünya olmalı. Tıpkı başlangıçta olduğu gibi. Yoksa gözümüzdeki perdelerle başkalarının kafalarındaki hayatları yaşıyoruz.

Pek iyimser biri olmasam da insanların öyle veya böyle hiçbir etki altında kalmadan kendi benliklerine sahip çıkabildikleri ve kendilerini tehdit altında hissetmedikleri ortamlarda bu kadar vahşi olmayacaklarını düşünüyorum. İstisnalar her zaman olduğu gibi olacaktır ama efendi gibi yaşayıp ölmek o kadar da zor değil. Özellikle çoğunluğun derdi sadece yaşamakken bundan başka çareleri de yok.

4 Ağustos 2017 Cuma

TAYYİP'İ ALLAH YAPTIRAN MAL BİR TOPLULUK OLARAK TARİHE GEÇMEK





Bu dangalaklıklar ciddi ciddi şeriat düzeni hazırlığı. Tabi ki dindarlıktan değil maksat diktatörlük kurulsun. Önden malları salıp mallık yaptırıyorlar yok efendim yeni devlet kuracağız kurucu lider Tayyip. Sonra vay efendim yine bir tehlikedeyiz bilmem ne tiyatrosu gelir ohal'di khk'ıydı bir bakmışsın Tayyip şeriatı. Hem de Tayyip yani. Tarihe geçen en mal topluluklardan biri olarak milletçek üst sıralara yerleştik, hepimize bravo. Mal gibi izliyoruz öyle. Ortalık karıştı mı önceliğim çomar değil liboş ve solcu dallamalara dalmak olacak na buraya da not düşüyorum.

A'RAF-48: A’râftakiler, simalarından tanıdıkları birtakım adamlara da seslenir ve şöyle derler: “Ne çokluğunuz, ne de taslamakta olduğunuz kibir size bir yarar sağladı!”

3 Ağustos 2017 Perşembe

HER ŞEYİN YOBAZI OLUR BİLİMİN ÇOMARI YOBAZI OLMAZ MI? GDO VE ÖTESİ...

Doğada canlılar aynı habitatta eş zamanlı olmasa da birbirlerinden etkilenerek birlikte evrim geçiriyor. DNA'sı ile oynanmış gıdalarda ise insan eliyle bu evrim süresi aniden kısaltılırrken insana bu evrimi zorla dayatıyorlar. İnsan her naneyi yiyebildiği için hayatta kalma başarısı üst düzeyde olan bir hayvan olabilir ama herkes her naneyi yiyemiyor. Alerji denen bir şey var mesela.

Domatese alerji en yaygın alerjilerden, çünkü domates bizim buralara çok sonra gelmiş. Ben yiyemiyorum ve fakat bunlar ıslah adı altında hibrit meyve ve sebzeler üretiyorlar. Her şeyden önce yediğiniz şey tip olarak neye benzerse benzesin aslında başka bir şey ve siz ne olduğunu bile bilmiyorsunuz.

Daha kullanılan hem de birileri yatlar katlar alsın diye aşırı ve çokça kullanılan tarım ilaçlarına, gübrelere ve antibiyotiklere gelmedik bile. Bilimci yobazlar da yetiştiriliyor maalesef ve insan hayatına ve kalitesine gaspı canhıraş savunuyor bu tellalar. Son zamanlardaki veganlık pompası da(ben vicdan olarak yanlarında olsam da) insanları etle besleme maliyetlerinin yüksek olması ve başka şeyleri pahallıya itelemek varken bununla uğraşmak istememeleri kaynaklı muhtemelen. Gerçi amino asitlerle oynayarak onun da sunisini üretiyorlar ama bir türlü iteleyemediler onu. İnsanlar isteyerek yemiyor araya katıştırayım dediklerinde de davalar açılıyor bilmem ne.

Diyorlar ki bu kadar insanı nasıl doyuracağız. Birincisi neden bu kadar insan var? Nüfus planlaması bu kadar kolayken bu normal mi? Neden insanları hamamböceği gibi üremeye teşvik edip duruyorsunuz acaba(!). İkincisi dayattığınız beslenme alışkanlıkları açıkça obeziteye teşvik ediyor.

Bir insanın günlük enerjisini alması o kadar da atla deve bir iş değil aslında. Yedikçe acıktıran muhteşem gıdalarınızla doymak bilmiyorlar. Glisemik indeks bilinci filan hak getire.

Daha da hava kirliliğine gelmedik hatta sürekli maruz kaldığımız olağanüstü radyasyonlara onlara bunlara. Mutant oluyorsunuz ey insanlık!

Açık söyleyeyim bunlardaki kafa şu, insan evrim geçirecek ve bunların dayattığı dünyaya uyumlu olabilenler ellerinde kalacak diğerlerine de ne olursa olsun artık kapitalizm ve şerefsizlik zayisi onlar da. Mağaradan indim şehre genetiği olan biri olarak ben de o zayilerden biriyim. Ne bağışıklık sistemi kaldı ne de alerjim olmayan doğru düzgün bir yiyecek. Fakat benim gibi bir tipin de dünyada ne işi varmış onu da çözemedimdi zaten O_o

2 Ağustos 2017 Çarşamba

EVRENİN VİRÜSÜ KENDİNİ GELİŞTİRMEYE DEVAM EDİYOR :/




https://medicalxpress.com/news/2017-07-technology-aged-cells-younger.html

Yaşlanma geciktirici kremler filan hep yalan olacak zira hücre yaşlanmasını terse çeviren teknik geliştiriyorlarmış. Uzun uzun çevirmelik bir haber değil bence. Bilmeyene özet, telomer diye bir şey var bunlar kromozomla geliyor fakat her hücre bölünmesinde daralıyor ve kısalıyor yani yaşlanıyorsun ve illa ki ölüyorsun. Bunlar da bunu terse çevirecekmiş bilmem ne. Fakat sağlıklı bir netice alabilmek için daha çok çalışmaları gerek diye tahminliyorum :/

Hadi yine iyisiniz, yaşlanma yok, organ üretip yedek parça yapıyorlar, beyninizdeki dataları yedeklemenin yolları da aranıyor, nispeten başarılılar bile, üremek de eskisi gibi olmayacak gibi görünüyor, uzay yolculuğu hazırlıkları var, evren patlayana kadar her yerde rezil rezil yaşarsınız artık :/ Ben mi? Zerrem kalsın istemem ne bu evrende ne de bir başkasında.

Bu da bonus, 3 boyut bitse 4.'de yaşar bunlar yeminle O_o


http://www.bilim.org/bilim-insanlari-maddenin-yeni-halini-buldu-zaman-kristalleri/

ALLAHÇILIK DAHİ İNSANLARI ISLAH EDEMİYOR MAALESEF :/

Görüldüğü üzere dinlerin, ideolojilerin, pomçik veya değil çeşitli mesajlar saçan bilimum şeyin insanları sizlerin istediğiniz şekilde "ıslah etmek" gibi mucizevi fonksiyonları yok. Lobotomi gibi araçlarınız yoksa kafaya göre insan modeli dizayn edemiyorsunuz. Lobotomi ile elde ettiğiniz insansa "ideal insan"a benzemiyor pek zaten :/ Kim neyse fırsat buldukça öyle devam ediyor hayatına :/

KENDİNİ MODEREN SANAN YENİ MODEL MAL ÇOMARLAR VE EFENDİLERİ


Bu iş politik doğruculuk diye iteleniyor ama işin aslı beyin yıkayarak insanları ıslah edeceğim sanrısının(evet aynı din uygulamalarında olduğu gibi) cilalanması ve türlü endirekt fayda elde etme kovalaması. Şu an dünyanın en önemli sorunlarının ırkçılık(ırkı ten rengi ile sınırlandırıp sadece onun üzerinden edebiyat çeviren aşırı sığ yaklaşım pek moda ve bunu yapan da ırkçılar değil aslında bak onlar öyle demek için odaklanılan ve abartıldığı için aslında eleştireceğim derken satılan fikir).

Mesela bunların itelediği mantığa göre Avrupalılar ülkelerinde mülteci istemiyorsa sırf mültecilerin tenleri koyu diye istemiyorlar filan O_o Hayır kültürel bir istila istemiyorlar ve kendi kurdukları görece medeni düzenin primatlar tarafından alaşağı edileceğini öngörüyorlar. İşin komik yanı radikal islamcılar da cihat satışıyla zaten alaşağı edeceğiz mesajını da bol bol veriyor. Yani paranoya da değil düpedüz bir tehdit karşısında önlem alma isteği. Bunun ten renkleriyle ne alakası var acaba?

Bir diğer mevzu da aynı cinsiyetten insanların sevişebilme hakları. Bu hak defalarca alınmış git eski çağlara Roma imparatoru ölen erkek sevgilisi için tapınak yaptırmış milleti taptırıyor, Osmanlı'da gayet legal bilmem ne. Yani öyle çok devrimci bir şey değil fakat bilhassa son dönem dinlerle baskılanmış ve hatta ileriye gidilip insanlara eziyet edilmiş. Bunu yapanlar da bilhassa mültecilerin kültürleri çünkü kendi kültürlerinde aşırı başarılı olmasa da bir devrim yapılmış zaten. En azından eşcinsel diye insanları yüksek duvarlardan atmıyorlar resmi olarak.

Bu konular hassas konular ve üzerinde düşünülmesi gereken şeyler elbet lakin dünyanın şu an en önemli meseleleri de değil. Eşcinsel lobi sanat, moda vs. gibi konularda artık nasıl istihdam edildiyse milleti bu sorunlarla oyalamanın her türlü yolunu deniyorlar. Tıpkı bu ülkede sanki düne kadar bombalar patlamadı, her yaşta sivil insanlar teröre kurban verilmedi, çocuklar organize ve sürekli bir şekilde tecavüze uğramadı, iki askerimiz diri diri yakılmadı, milyarlar ayakkabı kutuları ile götürülmedi, yargı, ordu, ahlak çökmedi biz kadının memesi şeffaf tişörtten göründü görünmedi onu tartışıyoruz.

Bu kadar yapım var bir tane de işlerine gelen ağlaklık haricinde dünyadaki çıkar odaklarını sulandırmadan eleştiren, doğanın nasıl bitirildiğini anlatan vs. ciddi bir yapım var mı? Hangi diziyi izlesem baş karakterlerden bakalım hangisi zenci, hintli çıkacak bakalım hangisi eşcinsel çıkacak onu bekliyorum Sanki Afrika'nın tüm kaynaklarını sömüren, Hintlilere inanılmaz eziyetler eden kendi liderleri değilmiş gibi.

Elbette insan kendi politikalarını ve seçilmiş liderlerini eleştirir ama ben onları eleştirdiğinizi de görmüyorum. Hayır Trump'a küfretmek değil, Hillary ve Obama yaladığınız günler daha dün. Şunları soracaksın sık sık ve hep, nenden Afrikada'ki madenler hala bizim elimizde, neden nükleer silah üretimi patentleri ve dahi madenleri bizim elimizde, neden hala Orta Doğu'da işgal edilen yerlerde biz doğal kaynak çıkarma ve satma, pazarlama, lojistik yetkilerini elimizde tutuyoruz, neden Hindistan'ın dünyaya ilaç satmasını engelliyoruz, finans piyasasında korsan gibi takılıyoruz her şeyi ve herkesi manipüle ediyoruz vs. Ama eleştiri şu boyutta hep, insanların derisi koyu diye onlardan tiksinen çomarlar var ha bir de eşcinsellerden nefret edenlerin hepsi eşcinsel aslında O_o

Liboş dininin uydurulmuş herhangi bir dinden hiçbir farkı yok. Hepsi insanları aptal yerine koyuyor, hepsi insanların beynini dolayısıyla onların hayatlarını ele geçirmeye çalışıyor, hepsi insanları değil kendi azınlık çıkar çevrelerinin çıkarlarını koruyor.

Kendini modern aydın görenler, sizler çağımızın yeni yobazlarısınız. Çünkü eski yobazların sonu gelecek bir gün, yeni tip koyun yobazlar lazım olacak. İşte bu tip bir çalışmanın deneklerisiniz sadece. Kukla olarak yetiştiriliyorsunuz :/

1 Ağustos 2017 Salı

SANA HAKKIMI HELAL ETMİYORUM ARTI ALLAH BELANI VERSİN MEHMET GÖRMEZ

Dinle ilgili şeyi severim. 1) Allah belanı versin opsiyonu 2) Sana hakkımı helal etmiyorum opsiyonu. Mehmet Görmez'e benden 2'si bir yerde ^^ Fakat bu ikisi de aslında islamda yok. Ondan ötürü yaşasın Tengricilik ^^




Muhtemelen din fanatiği ama dinden haberi yok tabi. Zaten Mehmet Görmez de emeği geçen, emeğimin geçtiği daraltması kaşmış, sanki laikçi solcu gibi emek delisi bir haller. Ailenizin cüppelisi açıklasın tabi hemen mevzuyu(Evet ben?).

Öncelikle çok detaylandırılmış ve nasıl ele alınacağı anlatılmış olan kul hakkı mevzusu aslında Kuran'da doğrudan ele alınmamış, bunlar hadislerle ve yorumlarla şekillendirilmiş ki biliyoruz onların genel kabul görenleri peygamberin ölümünden en az 200 yıl sonra filan derlenmiş şeyler. Zaten Kuran da onun ölümünden sonra derlendi ya neyse(birbirini hükümsüz kılan, daha sonra değiştirilip detaylandırılan ayetler bunlara bağlı uygulamalar vs. çeşit çeşit. Mekke kafası başka savaşlar bitip de(Uhud'da 70 kişi ölmüş filan O_o) devlet kurulunca gelen Medine dönemi bambaşka. Bu arada ayetler iniş sırasında değil, karıştırmak için bir bahane de bulmuşlar ama hiçbir mantıklı mantığı yok denebilir. Açıkçası ekstra saçma olanlar(tüm zamanlara ve coğrafyalara hitap etmedikleri daha bir ortada olanlar araya katılmış olabilir diyebilirim bir kafir olarak). Hadislerin kaynağı olduğu iddia edilenler bile peygamberle çok kısa bir arada olmuş hatta hiç olmamış insanlar filan.

Kuran'da insanların haklarının yenmesi ile alakalı ayetler var ve bunların mühim mevzular olduğu özellikle belirtilmiş. Çoklukla yetim hakkından bahsedilmiş, darda olan yolda olan vs. tipler filan da öncelikli mesela(Bu yolculuk olayı çölden ötürüyse demek hep çok önemli zaten).

Hakimlere rüşvet verip başkalarının malına çöreklenmenin de altı çizilmiş, adil olmamakla insanların haklarını gaspetmekten de bahsedilmiş(ahan da buralar hep kamu görevlerini kötüye kullanan şerefsizler için, ben de kamuysam benim hakkım da var. Gerek vergimle gerek rant için kaçırılan huzurumla ha bir de dindarları dinden soğutuyorsunuz yani sorgulanamaz Allah'ın Allah olma hakkı da arada kaynadı? Sen tanrının kulunu niye kaçırtıyorsun lan?

Tabi o malum küçücük çocukların hakları zaten kaçtı hepinize. Yetim hakkı yemek en büyük günahlardan ve hadis filan değil gayet net.

Fakat kul hakkı çok mühimdir ha, hakkı olan helal etmezse şu olur bu olur helalleşmek şöyledir böyledir filan bunlar Kuran'da olan şeyler değil tamamen yorum. Hakkı olan karınca olsa dahi mahşerde hakkını alacak gibi şeyler var mesela. Ama görüldüğü üzere karar merci belli ve fakat kul hakkına Allah bile karışmıyor diyecek kadar coşkunlaşmış yorumlar var.

Ve fakat Görmez'cim eğer ki gerçekten inanıyorsan şirkçilik hiç sevmem ama dışarıdan görünen ve Kuran'da anlatılanlara bakılırsa senin ahiret fena. Ha içeride kalayım bir şeyleri düzeltirim belki filan deyip becerememişsindir bilemem ama görüldüğü kadarıyla cehennemin şampiyonlar ligi takımlarından birindeydin ve o takımdan jübile ile çıkaman haberin olsun :/


A'RAF-48: A’râftakiler, simalarından tanıdıkları birtakım adamlara da seslenir ve şöyle derler: “Ne çokluğunuz, ne de taslamakta olduğunuz kibir size bir yarar sağladı!”



İŞTE BUNLAR HEB MANYAKLIK :/


Ruh hastası bir gerizekalıya ruh hastası bir gerizekalı olduğunu mümkün değil anlatamazsın. Ancak onların hastalıklarını ve mallıklarını fiştekleyenlere yapılacak şeyler listesi hep uzun olur :/

http://odatv.com/hele-bir-otur-soluklan-yegenim-0108171200.html

BEYLER SANIRIM SONUNUZ GELDİ :/



Beyler, nihayet yapıyorlar. Artık üremek için size gerek kalmadı, güzel bir yolculuktu, yardımlarınız için teşekkürler bye :p(Bülent Arınç'ın liboşlarla işleri bittiklerinde onlara yolu gösterirken yaptığı konuşmadan esinlenilmiştir). Olay şu, iki ayrı kadın yumurtası birbirlerini döllemek için yetiyor. Teknik şimdilik tam oturmamış ama oturmayacak bir şey değil. Ha iki erkek de birbirini dölleyebilir aslında ama onun için yumurtanın da ortadan kalktığı bir teknoloji lazım fakat siz o günleri göremeyeceksiniz sanırım :'(

http://www.dailymail.co.uk/news/article-59196/How-women-make-babies-men.html

SOLCULUĞUN TEDAVİSİ VAR MIDIR ACABA :/ OLABİLİR Mİ BÖYLE BİR ŞEY?

Kafaya göre benim amacım doğru denince (senin amacın da değil işte, birilerinin amaçlarını onun özünü dahi anlamadığın halde sana amaç diye itelemişler) ve bunda akıl ve mantık yoksunu ısrarda kafayı sabitleyince gelinen nokta. Sen de ne biçim kahramansın be ya, islamcı teröristler milletin ahiretini kurtarıyor ya la? Sonsuzunu kurtarıyor O_o O kadar insan öldürülmüş, bir sürü eziyet, netice berbat bir ekonomik ve sosyal düzen olmuş daha hala insancıl amaçlar için bık bık. Çok basit bir örnek vereyim eyyy solcu. Moğolistan'da bozkırda  otağında kafasına göre ve kimseye zarar vermeden özgürce yaşayıp hayvancılık yapan Moğolların hayvanlarını hasta bunlar itlaf edeceğiz deyip (tamamen uydurma tabi) ellerinden alıp bu insanları aç bırakıp  hapishane benzeri binalarda yaşamaya ve madenlerinde çalışmaya zorladılar. Diğer Türki devletlerle olanlar, Kafkaslarda yaşananlar, Tibet'in ebesini zükmeler daha neler neler. Ha kendi insanlarını da Sibirya'larda oralarda buralarda züktüler. Kim haklıydı kim haksızdı aman gerçek sosyalizm bu değildi filan hiç umurumda değil. Neticeden başka bir hakikat yoktur hiçbir zaman. Benim Moğolumu misler gibi huzur dolu hayatından çekip maden cehennemine ataman! Bu kendinizi bir şey zannetme hallerinden çıkın bir. O hayal alemleri cehenneminize tuğla oluyor hep zaten. Arada biz de kaynıyoruz amk. Evinizde hobi olarak manyayın gönlünüzce ama dünyaya açılmayın bi zahmet. Dünya bitti artık yether!

31 Temmuz 2017 Pazartesi

BEN DE TAKTIM BU MOTORCULARA :/

Kafalarında şerit uyduruyorlar hatta bununla da yetinmeyip yola kaldırımdan filan devam ediyorlar, hepimizin içinden bas tekmeyi görsün kurnazlığı, macerayı, karşısındakinin canını yok saymayı geçiyor. Bir gün o tekmeler bir bir inecek o motorlara her gün. Bir de diyorlar ki efendim trafiği rahatlatıyorlarmış motosiklet kullanarak. La sen trafiğin içine edip gideceğin yere daha hızlı varınca trafik filan rahatlamıyor. Trafiği hem rahatlatan hem de insani olan çevreyle mümkün olduğunca uyumlu toplu taşıma alternatifleri. Mesela nedense doğru düzgün kullandırılmayan çok çevre dostu olmasa da diğer canavarlıklara alternatif bir deniz taşımacılığı var. Hem pahallı hem saatleri sınırlı. Eskiden insanlar Pendik'ten Eminönü'ndeki işine gidebilir dönebilirdi aylık kartlarıyla uygun fiyata. Ama hayır siz benzin yakın, birbirinizi öldürün öyle daha güzel. Gemicikler filan ancak terörist petrolü taşımacılığı içinse güzel yoksa sen böyle dünyanın ebesini belle, minik minik de olsa doldur yavşakların ceplerini. Bu kadar araba, minibüs, dolmuş, taksi, kamyonet, motosiklet kullanan ve yaya olan manyağın arasında bir de kamikaze gibi bisiklet kullananlar var O_o Çevre dostusunuz diye de bir şey diyemiyorum ama yani harcanırsın canım ya :/ Bunların hepsinin aynı yolları kullandığı günümüz sistemi ile çok dalga geçilecek bence ileride. Tabi soyumuzu kurutmazsak şerhini de koyayım hemen :/

DERTLENİYORUM AMK NE VAR?

Hep dünyanın derdi seni mi gerdi abartıyorsun filan diyorlar bazen. Valla pek dünyanın derdiyle o kadar da alakalı değilim. Mesela dünya 5 dakika içinde yok olacak kesin bilgi şeklinde güvendiğim kaynaktan bilgilendirme alsam yakınlarımda şampanya varsa direkt patlatırım. Öyle veya böyle biten şeylerde sıkıntı yok, sıkıntı çekilen eziyetlerde. Ya daha yeni üniversite sınavından çıkıp arkadaşlarıyla gezintiye çıkan gencecik çocuklar patladı Ankara'da. Ben en çok hayatının baharında gençlere üzülüyorum. Hayatı çok sevene yaş yok tabi ama çocuk zaten nerede olduğunu tam kavrayamamış, yaşlı da iyi kötü hayatı görmüş yaşamış oluyor. Ama tam hazırlanıp büyük bir heyecanla hayata adım atmak üzereyken böyle bir vahşetle katledilmek nedir. Ve biz bugün o bütün acılı aileleri de görmezden gelerek önümüze attıkları kemikleri kemiriyoruz. Yok memen göründü yok görünmedi MEME İŞTE ULAN GÖRÜNSE NE GÖRÜNMESE NE KODUMUNUN GÖRMEMİŞ HANZOSU! VE EVET DERT EDİYORUM TÜM BUNLARI, NE YAPAYIM YAVŞAK MI OLAYIM ÇOĞUNLUK GİBİ? SAYINIZ YETMİYOR MU? BEN Mİ LAZIM OLDUM BİR DE?

SEVİŞME İZNİNİ KİMDEN ALMALIYIZ?




Batıda kucak dansı yapılan barlar da var mesela? Batının işine gelen kısımlarını emsal gösterip diğerlerine gavur işi demek filan işte bunlar hep çomarlık ve bir çomar da çomardan başka kimseyi kandıramaz. Resmi belediye nikahından sonra kimsenin dini nikah kıymasında bir engel yok o zaman neden ısrarcılar. Açık söyleyeyim, belediye nikahı kıyan memurlar en azından düne kadar tarafların rızasının olup olmadığına bakıp herhangi bir baskı sezdiğinde nikahı kıymamakla görevli ve yetkili idi. Şimdi gidip yine bir devlet memuruna yetki veriyorsun ama o adam dağ başında görev yapan savunmasız bir tip ve malum zaten kim kimden ne neci belli değil. Sadece müftülük değil köy muhtarı da kıyacak? Madde 12 "İsteyen belediyesi olan yerde belediye başkanına veya belediye başkanının bu işlerle görevlendireceği memura ya da köyde muhtara,...". Bu eski bir madde olabilir ama bunları gevşetmeyi bırak bunların hepsine önlem alınmalı. Tabi ki bu iktidarda olacak şeyler değil bunlar. Çeteciliğin, vurgunculuğun, rüşvetin alıp başını gittiği dönemden geçiyoruz. O Suriyeli kızlar alınıyor satılıyor kim bilir nerelerde neler yaşanıyor. Oldu da kendisi sorumlu biri ve işin içinde ailelerin de işe karıştığı aleni tecavüz vakası var, bu dağ başında ibibik gibi görev yapan zatlar jandarmayı arayana kadar mevta olabilir Bunlar çok uçuk senaryolar değil. En azından günümüz Türkiye'sinde her türlü vahşilik bu kadar meşru iken :/

EVRİM GEÇİR ÖYLE GEL KARDEŞİM HADİ YİNE BEKLERİZ


Mağduriyet geyiği ile Almanya'ya da şeriat getirmeye kasıyorlar belli ki :) Alman dine bakmamış havuzda haşema tehlikeli diye yürü git demiş de(havuz denize benzemez, suyun kaldırma kuvveti az ve sen islami islami boğulabilirsin mal gibi) kardeşim ben senin köyüne mini etek ve şarabımla gelip kahvende oturmadığıma göre sen de elalemin düzenine intihar türbanlısı gibi girip ortamı darlamayacaksın. Senin dinine göre karı koca olarak cıbıldak insanların arasında ki muhtemelen löngür löngür bira filan da içiyorlardır ne yapıyorsunuz acaba? Kendi varoluş biçiminizi dayatıp sonra bizi istemiyorlar ağlaklığı için zemin hazırlıyorsunuz. Bu ağlaklıkla o ortama girip sonra da benim gibi ol diye milletin kafasını didiyorsun. Klasiğiniz bu. Yaptığınız bu. Sizi hem cahil hem de yobaz olduğunuz için istememe hakları var zira siz zaten onlara cehennemlik gözü ile bakan sorunlu ve kötülükte rekordan rekora koşan tiplersiniz. Sizi niye aralarında istesinler acaba? Diğer ay onlar da gelsin ne var diyenler de doğrudan size acıyan tipler. Kibirlerinden yani. Aynı zamanda maksadınızın üzüm yemek değil bağcıyı dövmek olduğunu anlayamayacak kadar da mallar.  Siz öküzlük özgürlüğünüzü doya doya kullanacaksınız ama başkaları karşınızda asaletten asalete koşacak. Yok öyle bir dünya. Köylerinize ve mağaralarınıza dönün, evrim geçirin öyle gelin. 

30 Temmuz 2017 Pazar

POLİS DERKEN HANGİ POLİS?





Çünkü suç uyduran tip üzerine kayıtlı olan olmayan herhangi bir araç plakasını ya da adresini uyduramaz? Olay tamamen hikaye olsa dahi böyle bir şeyle karşılaşsak hiç de şaşırmayacağımız bir ülkede yaşıyoruz. Bu ülkede Rus büyükelçisine suikast düzenledi polis. Polis kimin polisi, kimlerden, hangi ahmak kimi polis yapmış, devletin üniformasını giymiş olan karşındaki ne çeşit bir ahmak bilemediğimiz şeyler bunlar hep. Dün gece 155'i aradım uzun süre kimse açmadı. Bildireceğim şey emekli albay apartman yöneticisi tarzı gürültü vs olayı. Saat iki olmuş ve sahil yoluna ışıklı beyaz minibüs çekip hayvan gibi hoparlör sistemi ile yerleşim yeri olan ve ailelerin yaşadığı mahalleye bangır bangır Seda Sayan filan dinletip eğleniyor magandalar. Gündüz et balık mangalı isi pisi gece de vur patlasın çal oynasın manyaklıklarını çekiyoruz kıroların ve evet sorsan muhafazakar ama alkolün maddenin dibine vurmuşlar. Bir saatten sonra havaya ateş açıyorlar bilmem ne. Sokak aralarında acayip arabalarla gezip bangır bangır Arapça müzik dinletme huyu olan konuklarımız da cabası. Buradan oy çıkmadığı için bütün çomar çeşitlerini üzerimize salıyorlar desen yeridir. Hani eve psikopat girse ve gırtlağımı kesmeye kalkışsa bye bye rezil dünya, polis cesedim kokunca, komşular arayınca lütfen gelip bir bakacak şöyle. Basit şeyler için polisi meşgul etmeyeyim desen eskiden belediyenin zabıtası bakıyordu bazı bu tip vakalara onlar da bu tip konularda görevli değilmiş efendim. Yani halk olarak sen gidip magandaya ne yapıyorsun diyeceksin o maganda da çekip vuracak seni. Devletin senden beklentisi bu yönde.  ABV hepinizin lan senin devlet yönetme anlayışına da kapasitene de.

NOT: Sivil kapasiteleri de yerlerde :/

MECZUPLUK VİRÜSÜ



Şimdi buna da kimisi meczup filan diyecek de zaten yaygınlaştırmak istedikleri şey meczupluk değil mi? Dininde Allah'ın evi diye bir şey de yok, elçi ve KULUN sakalına, hırkasına histerik tepkiler vermenin lüzumu olan bir kutsiyet de yok, dininde dünyaya huzur ve barış getirmek yerine din kardeşlerini doğramak gibi bir şey de yok, dininde her şerefsizliği yapıp alnım secde görür hepsini temizlerim diye bir şey de yok çünkü onları yapma diye alnın secde görmeli zaten, kim senin ibadetine muhtaç ki?

Putperest olan ve şeytanın her dediğini yapan sizlersiniz. Karşınızdakileri bunlarla itham etmenizin tek sebebi de hastalıklı yansıtma psikolojisiniz. Ya yardım alıp adam gibi kendinizi tedavi ettirin ya da neticelere katlanın. Çünkü bizler psikiyatrist değil Türküz. Bizim uzmanlık alanlarımız biraz farklı yani :/

28 Temmuz 2017 Cuma

TÜRKÜ TÜRKLÜKLE ALAY ETTİRMEK

Bugün çomarların rezil ettiği ve bu çomarlardan olmayan Türk Milletimizin de maalesef bu oyuna kanıp dalga geçtiği meşhur Ceddin Deden mehter marşı(burada alevi dedeleri filan vs. ve o da tabi ki aksalkallılar denilen bir zamanlar köy muhtarlığında ihtiyar heyet olarak karşımıza çıkan eski Türk kültürü ile ilgili mevzular bunlar vs. neyse) aslında Osmanlı mamülü kafası değil zira Türk Milleti öven Osmanlı bir şeysi zaten hiçbir zaman olmamıştır. Malum Osmanlı ne Türk'tü ne de Türk milliyetçiliğine merakı vardı. Marşın bestelenme tarihi 1917 yani dönem İttihat ve Terakki'nin meşrutiyet ilan ettirdiği yıllar. Buyrunuz bin yılın yalakası Engin Ardıç anlatsın "Sizin bugün Mehter Marşı olarak bildiğiniz şeyler, İttihat ve Terakki diktası döneminde halka moral vermek için uydurulmuş "çakma" marşlardır!
Çünkü daha önceleri "ceddin deden, neslin baban, hep kahraman Türk milleti" diye bir laf olabilemezdi!. Yani düşünebiliyor musunuz, Viyana surları önünde "Türk milleti, Türk milleti, aşk ile sev milliyeti" diye bağırılıyor, gazete reklamı gibi..." http://www.sabah.com.tr/yazarlar/ardic/2013/07/03/mars-dedigin-dandiktir

Yani o Türk milliyetçiliği sözleri oradan geliyor ki mehter zaten Türk geleneğidir, o tuğ Türk tuğu o davul zaten bizim malum davul olayımız vs. sözler de bektaşilik kokar çünkü Osmanlı ordusu yeniçerileri bektaşidir. Evet sabah akşam alevi doğrayan devşirmeler alevi. Nasıl oluyor o iş dersen işte şerefsizlikten oluyor. Türklerle ve Türklükle alay etmenin bir değişik yolu. Detay için buyrun. https://www.evrensel.net/yazi/75498/yeniceri-ocagi-ve-bektasilik

Siz sarayda ucuz bir şov yapıp Türklük mü yüceltildi sandınız? Duşakabinoğulları dalgasının kaçınılmaz olacağı belli değil miydi zaten?

Biraz Türk olmaya odaklanırsanız düşmanlarınızın kuklası değil(düşmanın yok sanıyorsun di mi :)) "Ne Mutlu Türküm" demekten keyif alan biri olacaksınız. Bu cümleler boş beleş sebeplerden kurulmuyor. Hepsinde bir yaşanmışlık, bir not alma var. Biraz notları okuyun, biraz lan bende Türklük var mı? Olabilir mi böyle bir şey diye üzerine bir düşünün. Yoksa ömrünüzün kalanında da her sabah köle olarak uyanacaksınız. Türk değilseniz de sorun yok, bizde misafir bizden ötedir bizden değerlidir. Yeter ki şerefsizleşmeyin :)

ELF GÖZLERİMİZ İNSANLIK MI GÖRÜYOR? EL CEVAP: HAYIR!




Motosiklet kazası gündeme gelince birilerinin aklına karpuz kabuğu düşmüş anlaşılan. Hem gelir elde eder hem de yalarım dedilerse. 

Ben de bir an yüksek motor gücüne sahip motosikletlere ek zam getirip caydırma gibi bir yol mu izlediler diye düşündüm. Ona buna diyorum ama ben bile İsviçre vatandaşı sanıyorum kendimi hala arada. 

2 kişinin vefat ettiği vahim kaza ile ilgili de bir şey yazmadım daha önce, neticede ikisi de sadece kendileri merhum olup zaten her türlü yargılanmaktan muaf oldular ve ailelerini çok da incitmemeli çünkü olan onlara oldu ve yaya olanın ailesi öyle perişan olmuş ki motor kullanan çok sevilebilir biz ona da çok üzüldük ama tanısanız bizim çocuğumuzu da severdiniz lütfen kötü şeyler söylemeyin demiş annesi içim parçalandı. 

Tabi bu elim hadiseden muhakkak ibret alınmalı zira bir taraf bir anlık sinirle karşıdan karşıya geçerken(eşine arabayı bırakıp karşı yönden taksiye binip geri dönmeye çalışıyormuş ki olay da öyle görünüyor, intihar denemesi olsa yön değiştirmez aynı yönde eşinin gözü önünde yapar muhtemelen) diğer tarafsa görüntülerden de görüldüğü üzere hız sınırının çalışma da olduğu için iyice düşürüldüğü köprüye inanılmaz bir hızla giriyor ki muhtemelen onunki anlık değil alışkanlık,  yani 50km limit kuralına uysaydı sonuç farklı olurdu. 

İki hata aynı anda aynı yerde yapılınca netice de böyle vahim oluyor. Demek neymiş? Yüksek motor gücü olan motorları şehir içinde yok yol boş yok gece bilmem ne demeden limitlere uyarak kullanacaksın, böyle bir iraden yoksa kullanmayacaksın. Aynı şey arabalar için de geçerli elbet. 

Bilhassa köprü çıkışında bir sebepten trafik yoğunluğu aniden artma olasılığı çok yüksek olduğu için o kurallar konuluyor. Diğeri zaten hiç olmaması gereken bir şey ama acayip senaryolarda köprüden atlamaya çalışan bir kişiyi fark eden bir sürücü de karşı yoldan geçip ona koşabilir mesela. 

Bakınız köprü acayip bir şey, demek köprüde bir Alman gibi kurallara uyacaksın. Tabi diğer her yerde de. Ay böyle istisnalara göre mi yaşayacağım dersen hız limitine göre yaşa ki yaşayacak bir hayatın olsun. Sadece hız değil tüm kurallara uymalısın tabi. O kurallar senin hayatını sıkıcı yapmak için değil hayatını korumak için konuluyor.  Yoksa bunlar kaza olmuyor. Kaza otobanda giderken önüne geyik çıkması, gökten meteor düşmesi gibi şeyler mesela. Diğerleri kendinin ve başkalarının ölümünü bile isteye göze almak ve bazen de  ölmek :(

ATANMIŞ MECZUP ÇOBANLAR



Can Dündar'lar bilmem ne. Bu ülkede Atatürk'ün izinden gidenlere yaşama alanı, sesini duyurma alanı bırakmamak için el birliği ile gazetesinden partisine her şeylerinin başına bu saçma sapan boş teneke sadece ağzı laf yapan ve ilgili kesimlerin duymak istedikleri şeyleri söyleyip araya da efendilerinin ısmarladığı yalanlarını katıp onlara aslında bunları itelemekle görevli meczupları sardılar.  Yani sadece hüloğğlar değil daha başka milyonlarca çomar var bu ülkede ve hepsi de karaktersiz meczuplarla aldatılıyor :/ Cumhuriyet Gazetesi işgal planlarında kritik noktalardan biridir. Defalarca işgal edilmiştir ama hep geri alınmıştır. Tıpkı diğer noktalar gibi. O çakma Gandhi projesi de gidecek ve kurtlara koyun değil kurt liderlik edecek. O kadar Game Of Thrones izliyorsunuz bari bir şeyler kapın.

SÜREKLİ İNSANLIKTAN ÇIKIŞ DAVETİ ALMAK

Bu ülkede sokağa çıkıp katil olmadan eve dönebilmek her geçen gün zorlaşıyor. Hayır mağdur psikolojisi propagandasına karşıyım yani öldürülmeden eve dönmek değil kardeşim bizim de elimiz kolumuz var ve hepimiz her an bu hanzolar gibi amigdalayı otopilot olarak ayarlayabiliriz çünkü evet biz de maalesef insanız. Sen yasa dışı silah bulup üstünde taşıyabiliyorsan ben de bulurum hatta senin kadar kör cahil mal olmadığım için yaparım bile. Her şeye rağmen insan gibi yaşamaktan ödün vermeyip bisikletle gezen biri trafikte hatalı bir hareket yapmış olsa dahi çok acaip bir refleks yapmazsan sana değil kendine zarar verir ve sen bunu öyle böyle ispatlarsın muhtemelen. Dolayısıyla bu insanın canına kast ederek elde edebileceğin hiçbir kazanım olmadığı gibi zaten en lazım olan insanlığını çoktan kaybetmişsin. Biz de kaybedelim diye kasışın ondan belki de. Ama biz insanlıktan çıkarsak o çıkış bir cahil aptalın çapı sınırlı etkisi kontrolsüz yoldan çıkışına benzemez. Hesaba katamaman normal ama böyle de bir durum var.



Devamı: https://eksisozluk.com/entry/69780993

SURİYE YIKILDI DİYE SEVİNEN HER TÜRLÜ ÇOMARIN DA...


Tipe bak resmen Suriye diye bir ülke kalmaması hoşuna gidiyor neden çünkü Esed dün dosttu ama dediler ki ı-ıh düşman oldu bu bunlar da ha tamam dedi. Aslında bu güç savaşlarında kellesi beş para bile etmeyen ve masa başında iki dakkada satılacak bir tip ama "dini hassasiyetleri" yüzünden tarafını çok net bir şekilde seçmiş(taraf net satanizm bu arada).

Bakınız Suriye'nin başında bir diktatör olsa dahi (ki Esad'ın yaptığını iddia ettiklerinin %99'u tamamen atmasyon olduğu ispatlanmış şeyler ama evet diktatördür. Çünkü kodumunun Orta Doğu ülkesini yönetiyor ve ben de şu an kendi ülkemde ezkaza bir mucize eseri yönetime gelsem direkt Cengiz Han'a bağlayacam. İş ki kendimi değil insanımı ve devletimi düşüneyim) bu hiçbir ülkenin altına Toyota çekip eline silah tutuşturduğu primatlarla yağmaya gelmesine ve çok ağır bir sivil katliamı yapmasına haklı bir sebep değildir. Aynı şey yarın bizim ülkemizde olduğunda belki o asla çalıştırma gereği duymadığınız beyninizde bir kımıldanma olur ama o bile şüpheli görünüyor.

Suriye bu şekilde yıkılamaz, bölünemez bunlara izin verilmemeli. Peki kim vermeyecek? O güya demokrasi ile yönetilen halklar vermeyecek. Durun lan diyecek vekalet verdikleri yöneticilere. Ve Suriye'yi kimin yöneteceğine, nasıl yöneteceğine işgalci ruh hastası şerefsizler değil Suriye halkı üzerlerinde baskı ve yanıltmaca kullanılmadan özgür irade ile karar vermeli. Adil ve hakkaniyetli olan bu ama haktır, adalettir bunlar ilginizi çekmeyen konular tabi. Ve hayır, sadece işinize gelen şeyler adalet ve hakkaniyet demek değil. Yok öyle bir dünya.

27 Temmuz 2017 Perşembe

AHLAKTAN PEK ANLAMIYORUM AMA MERAKIM ÇOK KAFALARI

Çünkü batının kutsal kitabında yahut kanunlarında mülteci çocuklar ve onların organları alınıp satılabilir çünkü bu tanrının emridir, haktır filan yazıyor? 

Asıl olay ne derseniz Pakistan'da bir primat kabilesinde(çomar dolu köy) bir tecavüz vakası yaşanmış ve karşılığında tecavüzcünün kız kardeşine tecavüz edilmiş. Bu senin anana bacına yapsalar iyi mi ilkel ahlak anlayışı da bunun eseridir zira ortada iki adet hayatının içine edilmiş mağdur kız çocuğu var ve beyimiz "eşdeğeri"nin ne hissedeceği üzerinden akıl yürütüp güya caydıracak diye şansını deniyor. Çünkü o kızlar mal zaten, onların ne hissettikleri hatta yaşamları filan önemsiz detaylar. Evet cinayet kısası da var. İşin içinde polis filan var neyse ki soruşturma filan açmışlar yani Pakistan'da normale yakınsayan insanlar da varsa demek.

Daha kaç kere yinelemek gerek bilmiyorum ama insan dünyanın her yerinde insan ve insan vahşi bir yaratık velhasıl her yerden her çeşit psikopat, sübyancı vs. çıkabilir ama sıkıntı bunu normalize eden hatta kutsayan veya kutsal olan da bunu yaptı ben niye yapmayayım diyen hastalıklı zihniyet. Yani batıda biri yaşı küçüğe(büyüğe de fark etmez ama özel olarak en hassas konulardan biri diye) tecavüz ediyorsa bunu saklamak zorunda çünkü bundan dolayı cezalandırılacak fakat doğuya bakıyorsun gayet gerine gerine yapıyor neden çünkü sünnet? Batıda bir aile kızının başına bu gelirse katil bile olabilir doğuda ne oluyor? Aile bunun için başlık parası adı altında para alıyor yani tecavüze suçuna istirak edip bundan da  kazanç elde ediyor  ve o toplumda bu da suç değil çünkü çok normal bir şey bu? 

Yani farkı anlayabiliyor muyuz acaba bir ya? Bunu görebilmek için birinin size tane tane açıklaması mı gerekiyor illa? Hiç mi aklın yok, hiç mi vicdanın yok? Hepsini geçtim kendi şerefsizliğini ama o da yapıyor diye aklayabileceğin bir ahlak sisteminin aklı başında bir insan topluluğunda geçerli olması mümkün mü? 

Kısas ayetle sabittir dolayısıyla buna tatliş bir yorum da getirmemiz pek mümkün değildir. Ancak Kuran'ın tahrif edildiği iddiası ile belki bir minnoşluk söz konusu olur ama onda da seni taşlayarak öldürüyorlar filan. Yani no minnoşluk, yassah!

Aşağıdaki arkadaş da pembişlikten vaziyeti kabullenemiyor bir türlü.



Arkadaş pembiş olduğundan olayı kabullenemiyor haliyle, suçun şahsiliği ayrı mevzu. Yani orada zaten kız çocuk cezalandırılmıyor, kız çocuğu üzerinden abisi aşağılanıyor yani ceza yine abiye kız çocuksa bir meta. Önemsiz bir detay :/ Bunlar Arap kültüründeki yerleşik uygulamalardı zaten.Mesela Kuran'da namazın nasıl kılınacağı tarif edilmez çünkü islamiyetten önce de vardı ve o yüzden bunlar genel bilinen şeyler olarak ele alındı. Yani Moğolistan'daki adam namaz ne la dediğinde Araplara soruyorsa ondan. Tüm zamanlara ve coğrafyalara detaylı bilgi yok anlaşılacağı üzere. Oysa detaylı yazılsa tabi islamda olmaması gereken ruhban sınıfı böyle kolaylıkla oluşamayacaktı. Belki de vardı o bilgi ama sildiler ruhban olmak için, hadi buyurun paranoya mekanizmasına. Gibi. Ha birileri illa şunu da muhafaza edelim yea deyip mi kattı bu kısası araya sonradan mesela onu da bilemiyoruz tabi. Çünkü biz tebliği peygamberden almadık doğrudan ve diğer kimsenin de böyle kafasına göre tebliğ yetkisi yok aslında. Hele ki Kuran'da yazmayan kural uydurmak. Mesela üç kere Cuma'ya gitmezsen dinden çıkaran şirk meraklıları. Allah'ı ve peygamberi inkar haricinde dinden çıkma yok helak filan edilmezsen ateş filan gibi şeyler var o da sonra.
 
Biliyorsunuz Türkçe Arapça ya da Farsça'daki ses karşılıkları uyumlu olmadığı için bu iki dilde de düzgün yazılamadı. Bu sorunu çözmek için Osmanlı kafasından Arapça Farsça karşık suni bir yazı dili uydurdu ama tabi çöpten başka bir şey değildi bu zaten de çöpe gitti. Aynı şekilde Arap ve Fars kültürü de Türk kültürü ile uyumlanacak gibi kültürler değil. Türkler ne yaptı? Hak olan şeyleri kullanmayarak yahut görmezden gelerek kendince reformlar yaptı. Yani hobi olarak siz yine inanın inanmayın demiyorum ama insanlığınızdan da bir zahmet vazgeçmeyin. Bir küçük kızın dünyasını başına yıkmaktansa ki ( Bu konu bazında bu din bunu opsiyon olarak sunmuş sana, dayatmamış yap bunu diye yani bonus güya) gerekirse iki dakka cehennemde yanıverin lan. O kadar mı zavallısınız?