Ne demiş? Efendim matbaanın geç gelmesinde ne Osmanlı ne ulema ne de hattatlar mesul değilmiş halk kitap okumayı talep etmemiş sav bu :)
Osmanlı döneminde halk okumayı talep etmedi ondan matbaa gelmedi demek bir nedir ya? Okuma alışkanlığı küçük yaşta edinilen bir alışkanlık, okul yüzü görmemiş bir annenin -ki toplum yapısı böyleydi hatta hala bile böyle- büyüttüğü çocuk nasıl böyle bir alışkanlık elde edecek?
Bir de demiş ki halkımız günümüzde çocuk gibi politika konuşup duruyormuş politika üzerine kafa yoracaklarına oturup kitap okusunlarmış :) E işte politika bunlar için konuşuluyor. Eğer ki Osmanlı halkı asker ve vergi deposu olarak görmese, onlar eğitimsiz cahil kalsın bu şekilde hem yönetilmeleri daha kolay hem lazım oldukça istediğim gibi sömürürüm demese ve bunu da ulema ile işbirliği içinde yürütmese elbette halkın okuma alışkanlığı dolayısıyla kitap alma istenci olacak. Günümüzde de uzun süredir aynı sıkıntılar hortladı. Bilmediğiniz ve alışık olmadığınız şeyleri talep etmezsiniz çünkü bunlara ihtiyacınız olduğunu kavrayamazsınız. Alışkanlığı kazandırmak da ayrı bir teknik istiyor. Sanmayın ki sizler çok zekiydiniz ondan kitapları yalayıp yutuyorsunuz. Aslında geldiğiniz sosyal çevre ve imkanlar sizi böyle yaptı. Aynı çevreden benzer alışkanlıkları edinmeyenler varsa da bu da karakter ve mental kapasite ile alakalı bir durum. Ben orta sınıf bir aileden geliyorum ama annem bir kelime sorduğumda anlamını söylemek yerine aç sözlüğü bak derdi, bir konu hakkında soru sorduğumda aç ansiklopediyi bak derdi böyle böyle hazır bilgi yerine bilgiyi arayıp bulma alışkanlığı edindim ve bu da bilginin gelip geçici değil daha kalıcı olmasını sağladı. Bu alışkanlık verilmiyor çocuklara. Eğer merak etmiyorsa da bir önceki seviyeden başlayıp merak etmesi sağlanmalı. Aynı zamanda dedem öğretmendi ve kendisi pek çok konuya ilgi duyan biriydi o yüzden bir çok kitabı vardı bunlara da erişimim olduğundan küçük yaşta okumasam daha iyi olacak şeyleri de okumuş bulundum. Gorki'nin Ana'sı gibi eserler. Neyse Kibritçi Kız filan da okuduğumuz için sorun değil onlar diyelim :/ Okuma alışkanlığı maalesef bir bağımlılığa da dönebiliyor tabi onda da sınır koyup okunan şeyler üzerine kafa yormaya vakit ayırmak lazım. Okuduklarını hazmetme, süzgeçten geçirip gerekli olanları daha sonra akıl yürütmede kullanmak için muhafaza etmek lazım. Açıkçası çok okuyan kafa çorba olmuş ve iq'su epey düşmüş tipler de bolca var. Sürmenaj olmuş resmen ama sorsan o bir dahi o bir profesör. Tabi bir de maddi durumu hiç olmayıp günde 10 saat çalışıp yorgun argın bir fizik ve beyinle saatlerce trafikte yol gelip giden sadece Pazar gününü kendine ayırabilen büyük bir çoğunluk var. Bunlar da o günlerde ancak mangal yapıyor işte. Yani bu adama okusana niye okumuyorsun desen dayak atar sana ki bence haklı da :/
Görüldüğü üzere birinin miyadı dolup hayattan emekli olmadan diğerini piyasaya sürüveriyorlar. Ya ne alakası var bu tamamen doğal yollardan olan bir tanınma sen paranoyaksın filan diyebilirsiniz hangi tanınma doğal yollardan değil gibi görünmüyor ki?
Beyninizi kimle, neyle ve nasıl besleyeceğinize dikkat ediniz efenim. Kolay gelsin.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Yorumlar spam değilse küfür vs. içerse dahi yayınlanır ama biraz vakit alır :)